ASLANCAN tekrardan sahnede, bu sefer yemek sonrası ARMUT keyfi yaparken kameraların karşısına geçiyor.
9 Temmuz 2012 Pazartesi
YEMEK SEFASI 4 ve 6
ASLANCAN körili patates keyfi yaparken, aynı zamanda poz veriyor.
ASLANCAN tekrardan sahnede, bu sefer yemek sonrası ARMUT keyfi yaparken kameraların karşısına geçiyor.
ASLANCAN tekrardan sahnede, bu sefer yemek sonrası ARMUT keyfi yaparken kameraların karşısına geçiyor.
7 Temmuz 2012 Cumartesi
PEPE ve AYŞE ŞULE BİLGİÇ
Yeni bir fenomenden bahsetmek istiyorum size pek muhterem misaferilerim, gerçi hepiniz bu fenomenin farkındasınızdır. Bu çizgi film dizisini hangi yaş kategorisinin takip ettiği belli değil artık, evde bizim Aslanı artık herkes tanıyor, ufaklık sayesinde bizimde ilgimizi çeken Pepe artık Aslan yattıktan sonrada bizimde keyifle izlediğimiz bir çizgi film oldu.
Pepe'nin Hikayesi: Ayşe Şule Bilgiç 1977 Van doğumlu, Marmara Üniversitesi İletişim bölümünden mezun oluyor. Ardından oyunculuk eğitimi alıp, reklam, tiyatro ve televizyon dizilerinde oynuyor. tam bir motor sevdalısı olan Ayşe hanım bunu köşe yazıları yazarakta pekiştiriyor. Ama biz onu şarkıcı Kıraç ile evlenerek gerçek anlamda tanıyoruz.
6 Temmuz 2012 Cuma
BİSİKLET SPOR ve BEN
Yaz geldiği için işe gitme tekniklerimi haziran ayı içinde değiştirmiştim. Motorsiklet sevdalısı olduğumdan motor aşkım sıcak havalarda kabarıyor ve motor sezonunu açmış bulunuyorum. Genelde sabahları evden çıktıktan sonra şirkete gitmem için 8 kilometreye yakın bir yolum oluyor. Ondan sonra şirket arabalarıyla günü geçirdiğim için ne ile gittiğimin gün içinde önemi olmuyor.
Spor yapmayı sadece eşimle gece yürüyüşleri, halısaha maçları ve ufaktan yüzme ile geçiştirdiğim (çokta sayılmaz sadece güneşlenme diyelim biz ona) için böyle sağlam bir spor vaktim olmuyor. Aklımda bir proje vardı. Gerçi biraz mazoşistce gözükebilir ama aklına koyduğunu yapan ben haftada bir iki gün işe bisikletle gidip gelecektim. Nasıl olsa İşyerinde duş keyfi yapabiliyorduk. Akşamda eve girdiğim an duş yapacaktım. Süper fikirdi ve yerine getirildi. Evelki günlerden birinde azimli bir şekilde yola koyuldum, tabiki aklımda bir güzergah vardı. Yorucu ama zinde ve azimli bir şekilde sonuçlandırarak büyük bir zevk aldım. Bunun devamıda olacak her hafta en az iki gün 15 16 kilometre hiçde fena değil sanki...
Kısa mesafeli yolculuklarda herkese tavsiye ederim. Bisikletin dişlisinden çıkan ve size ait olan o devamlı ve tekrarlanan sesin sizin sayenizde olduğunu bilmek büyük bir zevk oluyor..
Not: Ben yemek yemeyi çok severim artık yazılarımı okuyan arkadaşlarda bunun farkındadır sanıyorum, ama yerimde duramam hiperaktifimdir. Onun içinde kolay kolay kilo tutmam. Günde en az 10000 adım atarım. Spor benim hayattan keyif alma şeklimdir.
5 Temmuz 2012 Perşembe
COCA COLA
![]() |
| Çek bir cola |
Gene sıcak bir gün bizde kavruluyoruz inşaat alanında, 50 dönümlük arazinin ortasında 4 tane çukur açıldı ses desen desibel patlaması yaşanıyor sanki, katolar cisibiler, hafriyat kamyonları, karotlar, fore kazık makinaları, vinç kuranlar mı ararsınız. Çığlık atsanız duyulmaz bir durumdasınız. Üstüne üstlük bu kadar sese karşılık gözlerinizi açamayacak birde tozla savaşıyorsunuz. Hesap ve takip edemiyorsunuz bölgeyi gözünüz 10 metre ileriyi görmeyecek durumda, içiniz yanıyor ve canınız birşeyler istiyor tabiki gerçi o bölgede o anda herkes sizden birşeyler istiyor. Ama o an için yapacaklarınız kısıtlı, gerçi benim aklım belki hoşunuza gitmeyecek ama BUZ GİBİ BİR COCA COLA çekti. Ama ne yapmam gerek bilmiyorum o anda kendime aldırsam ayıp olacak, herkese ısmarlasam akşam peynir ekmek yemek gerekecek o biçim durum.
Gözümü kararttım bir koli kolayı sipariş ettim. Ne içtik inanamazsınız. O durumda bile herkes hoşbeşe başladı en az 100 kişi, keyfimiz yerine geldi. Ama ben gene herkesi zehirlemiş oldum. Ne yapayım bir anlık zevk için yaptık bir hata, ne yalan söyleyeyim ilaç gibi geldi buz gibi cola bütün ekibe...Afiyet bal şeker olsun ekibime....
Not: Çektiğim resimler çok kötü çıktığından ne yazık ki koyamadım.
TAMAGOTCHİ ve BAĞIMLILIK SANAL BEBEK
![]() |
| Hangisi daha güzel |
Hatırladınız siz onu, bir ara hepinizin elindeydi bu tamagotchiler aklınızı alarak büyütüyordunuz bebeklerinizi aman yemek saati aman altını değiştirmek , sevgi vermek , ilgi gerekli, aaa uykusunu şaşırmasın uyuması gerekli, öyle bir uyku saati ayarlamak lazımki sizinde o saatte uyumanız gerekli yoksa gecenin bir körü kalkar sizi uyutmaz ona göre...
Koca adam oldu okula gider artık diye sevinmeler, a tamagotchim acıkmıştır eve gidip yemek yedirmem lazımlar, çaktırmadan ders arasında altını değiştirmeler, akıl almaz bir bağımlılık yapmıştı belli bir grupta bazıları çabuk atlattı ama bazıları gerçek bağımlı oldular bu küçük ama tehlikeli oyuncağa, yaşları ilerleyince galiba 13 yaşında hakkı rahmetine ulaşıyordu tamagotchiler ve işte zurnanın son deliği o zaman başlamıştı bazıları için, boşluğa düştüler ne yapacaklarını bilemediler, sonradan haberlerde tamagotchisi öldü diye intihar eden kızlar duyar olduk yada komaya girenler...
Yanlış hatırlamıyorsam bir ara yasaklanmıştı bile, şimdi ne oldu tamagotchilere yoklar artık ama başka başka bağımlılıklar var artık, kadın erkek fark etmiyor. İnternet tamda bunu anlatıyor artık ister istemez belkide telefondan bile daha bağımlı yaptı kendini bizlere, bunun için yapacak birşey yok sadece sadece doğru kullanmaya çalışmamız gerekiyor.
Tabiki artık bunu nasıl başarabilirsek.....
4 Temmuz 2012 Çarşamba
İNŞAAT SEKTÖRÜ
![]() |
| Turistler bunun için mi geliyor |
Ekmek paramı kazandığım sektörden bahsetmek istiyorum sizlere, biraz zor olacak çünkü 200 sektörüde aynı anda harekete geçiriyor. Bununla birlikte bizim gibi 3. sınıf ülkelerde belli sürelerde
ekonomiyi tek başına sırtlıyabiliyor şu anda olduğu gibi...
Bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu ne yazık ki göremiyor yada görmek istemiyoruz. Avrupa'nın önemli inşaat ülkelerinden İspanya hızlı bir şekilde inşaat sektöründe büyüdü. Düzenli ve dengeli bir büyüme çalışması yapmayarak şuan çok büyük bir krizin eşiğinde içindede diyebiliriz. Bu durumun bizim ülkemiz Türkiye'nin de başına gelmemesi için hiçbir çalışma bulunmamaktadır.
İstanbul başta olmak üzere dikkatsiz gözlerin bile boş bulunan her araziye yada dolu olan arazilere bile birer birer towers'lar recidence dedikler kutuları dikiyorlar. Ben bunları hergün birer birer geziyorum. Ne ile karşı karşıya olduğunuzu, sadece bir kutun içinde 4 duvarda olduğunuzun farkına varın, size kendi hisleri olan bir apartman vermiyorlar. Bir beton yığını hazırlıyorlar. Ama ya dönen rantlar, karşılanan belediye harçları, karşılıklı resmi olmayan anlaşmalar, güneş görmeyen evler, yada bir bina sayesinde o bölgenin bütün silületinin bozulması, 5000'lik plan dedikleri raporlamalara rant için bir günde değiştirip istedikleri araziyi mütahhit dedikleri şahsiyetlere peşkeş çekiyorlar. Bunlarla kim ilgilenecek ki yada kimin sorumluluğunda herkes kendi cebinin düşünürse gerçi ceplere sığmayacak paraları konuşuyorum ben bu noktada, aklınızın almayacağı basit paralar bunlar, kimse beni ve benim gibi insanları aldatmaya çalışmasın herkes bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığında...
Yolun sonuna az kaldı artık,İnşaat firmaları iki yıl önce piyasada kullanılmaya başlanan barter denen bir sistem sayesinde dönebiliyor. İnşaat firmaları betonu daire karşılığı alıyor, kapıyı pencereyi daire karşılığı alıyor. Arsayı daire karşılığı al, projeyi daire karşılığı çizdir. Aaa dikkat daha bu dairelerin tapuları yokken sadece bir sözleşme ile verilen daireler bunlar, sonra 20 ay denen projeler 60 ayda bitmez oluyor. Bundan kim zararlı çıkıyor. Herkes yani biz mahkemelerin dosya konularında onuncu sırada arsa davaları, bu dünya genelinde ilk üçte olduğumuzu gösteriyor.
Belki sizinde bir arsanız var, ordan köşeyi dönmeyi düşünüyorsunuz, ama iş göründüğü gibi değil, işin sonu dönüp dolaşıp bize dokunacak bunu sakın unutmayın..
Not: Eski ustalar ne yazıkki artık yok. Barter sistemi sayesinde taşeronluk uçtu gitti. Buda işi kalitesizleştiren en önemli etkenlerden biri...
![]() |
| Güliverin Maceraları |
Ne demekti bu; denetleyecekleri İnşaat firmasının ortağı olan bir firma zarar etmek istermi ?
KOKOREÇ
![]() |
| Yemede yanında yat misali |
Bazılarınızın sesini duyar gibiyim. Nereden çıktı bu şimdi der gibisiniz. Ama ne yapayım canım gene kokoreç çekti. Evet evet biliyorum. sağlığa zararlı, aynı zamanda da avrupa Birliği standartlarına da uymadığından kokoreçte tehlikede ama bu benim böyle bir lezzeti yememi engelleyecek bir durum değil gibime geliyor.
Türkiyede sokakların değişilmez tatlarından biri olan Kokoreç, Anadolu ve Balkanlarda koyunun ince bağırsağından ve bumbaran yapılarak şişe sarılıp kor ateşte kızartılan bir çeşit sokak yemeği yada hazır yemektir.
Hazırlanışı
Öncelikle bağırsaklar içten ve dıştan temizlenir. Kokorecin iç kısmı bumbardan, dış kısmı ince bağırsaktan yapılır. Uzunca bir şişe bumbarlar geçirilerek başlanır. Daha sonra ince bağırsaklar şişin etrafına defalarca dolanır. Ara ara ince yağ tabakaları yerleştirilir.
![]() |
| Bir sarmayı bana verseler |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








