11 Temmuz 2012 Çarşamba

ÇİĞBÖREK ( Çi BÖĞREK )

      Bazı bayıldığınız tatlar vardır canınız çeker şöyle bir olsada yesek dersiniz ama yerinde yemek gerekir yoksa soğursunuz yemesekte olurdu dememek için yerinde yemek gerekir. İşte bunlardan biride Odabaşında bulunan ODABAŞI Çİ BÖREKÇİSİ'dir.
      Ben bir aralar küçüktüm şimdi koca adam oluverdim tabiki bu anı eskiden olsa gerek; Ramazan ayı gelince bizimkiler tuttururlar ben uyurken uyandırırlar, birşey izlerken kaldırırlar hurra 20 kilometre karanlıkta beni arabanın arka koltuğunda taşırlar, sonradan durduklarında burnuma gelen kokuyla dikliveririm ve karşımda o aynı perde ve aynı mavi boyasıyla karşıma çıkar meşhur Tatar yemeği Odabaşı Çi Börekçisi....

     Aklınızın bir köşesinde kalacak bir tattan bahsediyorum, zordur çi börek yapımı evde deneyen çoktur bazılarıda ben çok güzel yaparım der ama ben yerinde yemeyi çok severim, o eski havasıyla küçük 4 tane masasıyla minicik mutfağıyla şişe ayranıyla beni her zaman mest eder.
   
     Çi börek nasıl mı yapılır; ne dedim size boşverin evde yapmayı gidin üşenmeyin bir kerede kendiniz için 20 kilometre gidin ordan alırsınız tarifi... O zaman bir teşekkür edin bana...
     akın Ramazan da geliyor şöyle bir gece saat ikide yola düşün bonboş trafikte o mis gibi kokuya doğru 5 tane söyleyin bir tanede benim için yanına iki ayran onun biride bana, bakın keyfinize...

     Afiyet olsun blog sevdalıları....

Bakın kocaman telefonu yazdım... Adres nerede demeyin arayın o size tarif etsin.. Olmadı beni arayın ben tarif ederim.... :)

 Israrlar Üzerine Adresi veriyorum: :) Yayla Caddesi No.125B Şehremini İstanbul

YEMEK SEFASI 5 KARPUZ KEYFi

  Yaz geldi ASLANCAN'ın da içi yandı tabiki canıda karpiz çekti can oğlumun ve hemen karpuz kesildi daha kabuğuyla önüne kondu. Gerisi sizin gözlerinizin görmesine kaldı....

10 Temmuz 2012 Salı

MİDYE TAVA GÜNÜ

Daha önceden sözleşmiştik benim süper komşum Burak ile, erken kalkıp pazar kahvaltısı yapıp kapıda buluşacağız diye..  Bunun sebebi önceden bize getirdiği midyeleri bu sefer beraber toplayıp beraber sürecektik keyfini... Kapıda buluştuk atladık arabaya düştük Gürpınar yollarına, önceden keşfedilmiş midye bölgemize geldiğimizde, hazırdık artık elimizdeki iki torba ve gözlüklerle girdik denize, başladık pıtır pıtır midyeleri toplamaya, arada kestane buluyor kıyıya atıyoruz. Etraftaki komik bir kesimde bizi paralı asker sanmış olacak bir tane daha kestane yolla, banada bir tane deniz yıldızı bul, büyük olsun havalarındalar, ardından esas bomba patladı Burak bana sırıta sırıta bakıyor. Birde baktım ki elinde denizbank kredi kartı, denizden bunun çıktığını görmemiştim derken kıyıdan tiplemelerden biri son kullanma tarihi geçtimi diye patlattı lafı, komikliğine mi dedi yoksa gerçek mi anlayamadık sadece güldük. İki torbayla gelip dört torbayla arabaya döndük büyük bir iş
yapmış edasıyla....  Ardından bizim grubu aradık herkes keyfi ve kahyası ile havuzda baktık bizede yakışır havuza gidelim dedik o biçim.. Ama bizde şans olsa başka bir vucüdda olursuz, yağmur başladı havuzda bunu kaçırmamak gerek deyip atladık havuza ve bu  ıslak ama gururlu gençler çıktı karşınıza ( burdanda güzel birşey bulduk diye sevindik tabiii)... Tam havuzdan çıkıp duş merasimi ve midye temizliği yapalım derken bir abi elimdeki deniz yıldılarına nerden buldunuz diye sorunca hep beraber püffledik ona doğru...  Tam havuzdan çıkacağız derken havabiraz olsun açınca hanımlar hemencecik ya biz biraz daha
kalsak tenimizin yanmaya ihtiyacı var edalarında bizi kandırarak temizlik işininde bize kaldığının tercümesini yapmış bulundular. Burak ile beraber evin yolunu tuttuk.  Midyeleri bu hale getirene kadar temizlik yapıldı. Ardından güzelce haşlanan midyeler, hanımların eve gelmesiyle de yavaştan kafalarını açmaya başladılar. Ardından eksikler için hanımlar tekrardan ortadan kayboldular. Biz bu arada haşlama işleminide bitirerek kızartma hazırlıklarna geçmiş bulunduk.  Sayımız çoğalmaya devam ederken işlemler için olmazsa
olmaz taratorda ortaya çıkmış bulundu, bunun içinde tekrardan Burak arkadşımızın annesine teşekkürü bir borç biliriz. Tabikide babayı da unutmamak lazım midye madeninin yeride ondan çıkmadır. Ama herşey karşılıklı taze taze ilk grup midye tava komşunu hakkıdır. Artık masanın kurulması için hanımlar ortaya çıktı: Sevgili eşim masamızı kurarak yemeğin yaklaştığını bize hatırlattı ve bizde sosun içine attığımız midyeler kızarmak için sıralarını beklemeye başladılar. Artık son kapı zilleride çalarak midyeciler ortaya çıktı. Artık ekip tamamdır deyip midyeler masaya doğru harekete
geçmeye başladı. Bunun yanında buz gibi bir bira olur derken biralardan dolaptan masaya yerleşince işte şöyle bir yemede yanında yat görüntüsü ortaya çıkmış oldu. Çalışmaya sonradan katılan mobil parmak gizem arkadaşımızda midye çalışmasında midyeleri çubuğa çok güzel yerleştirdiğinden dolayı 10 + puan kazanmıştır. Midyeler yerken masadan ses çıkmamasının sebebi bu seferde sağdaki resimden anlaşılacağı üzere herşeyi yerim senin tabağındaki taratorda da gözüm kalır misali herkes gözdenin tabağının köşesinde kalan taratora doğru meğillenmiştir. Yemek biter ama kimsenin kalkacak hali olmadığından herkes bir köşeye  çekilir. Ekibin son halini fotograflayarak bu günün anlam ve önemini de sizlere göstermem gerekir. Ardından sabahtan midyelerli toplarken bulduğumuz deniz yıldızlarıda arkadaşımız Emre'nin elinden balkonumuzun görselliğiyle çok keyifli bir hal almış bulunmaktalar...    Mideler doyup enerji patlaması yaşanınca yavaş yavaşta günün yorgunluğu geceye karışıp hava kararınca
Pes sohbeti döndü ortada..  Tabiki beni tanıyanlar bilirler pes merakımı bunun karşılığı olarak süper komşu Burak ve ben  karşımızda hasta beşiktaşlı Emre ve Gökhan'ı alarak keyifli bir pes  çiftler şampiyonası yaptık. Tabiki kazan günün çalışkanları olarak bizler olduk. Ama centinmece bir oyun ortaya koyan rakiplerimizede teşekkür ederiz. Günün geç saatlerine kadar adamlarıda kovalayark günün sonunu gerçekleştirmiş bulunmaktayız.. Bu güzel gün için yanımızda olan herkese teşekkür ederim. Tekrardan böyle bir pazar gününü en kısa sürede tekrarlamayı ümit ederim.



Toplanıp kartla ödenen midyeler


Suda haşlanan midyeler


Sıcaktan kavrulmuş midyeler


Organze vaziyette midyeler


Midye kokusunu almış tipsiz bir kedi PAŞA


.....Mideyi doldurmuş midyeciler....








9 Temmuz 2012 Pazartesi

YEMEK SEFASI 4 ve 6

ASLANCAN körili patates keyfi yaparken, aynı zamanda poz veriyor.



ASLANCAN tekrardan sahnede, bu sefer yemek sonrası ARMUT keyfi yaparken kameraların karşısına geçiyor.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

PEPE ve AYŞE ŞULE BİLGİÇ

    
Yeni bir fenomenden bahsetmek istiyorum size pek muhterem misaferilerim, gerçi hepiniz bu fenomenin farkındasınızdır. Bu çizgi film dizisini hangi yaş kategorisinin takip ettiği belli değil artık, evde bizim Aslanı artık herkes tanıyor, ufaklık sayesinde bizimde ilgimizi çeken Pepe artık Aslan yattıktan sonrada bizimde keyifle izlediğimiz bir çizgi film oldu.

      Pepe'nin Hikayesi: Ayşe Şule Bilgiç 1977 Van doğumlu, Marmara Üniversitesi İletişim bölümünden mezun oluyor. Ardından oyunculuk eğitimi alıp, reklam, tiyatro ve televizyon dizilerinde oynuyor. tam bir motor sevdalısı olan Ayşe hanım bunu köşe yazıları yazarakta pekiştiriyor. Ama biz onu şarkıcı Kıraç ile evlenerek gerçek anlamda tanıyoruz.
      Ayşe Şule Bilgiç sessizliğini Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu'yla hayallerinin peşine düşerek karşımıza PEPE karakteriyle çıkıveriyor. Çizgi film sektörü çok maliyetleri bir sektör, ama onları buda durduramıyor ve tam 18 ülkeye PEPE'yi izlettiriyorlar. Öz be öz Türk karakteri Pepe, dansları hareketleri diğer karakterleri ile renk katıyor.

6 Temmuz 2012 Cuma

BİSİKLET SPOR ve BEN


     Yaz geldiği için işe gitme tekniklerimi haziran ayı içinde değiştirmiştim. Motorsiklet sevdalısı olduğumdan motor aşkım sıcak havalarda kabarıyor ve motor sezonunu açmış bulunuyorum. Genelde sabahları evden çıktıktan sonra şirkete gitmem için 8 kilometreye yakın bir yolum oluyor. Ondan sonra şirket arabalarıyla günü geçirdiğim için ne ile gittiğimin gün içinde önemi olmuyor.
    
      Spor yapmayı sadece eşimle gece yürüyüşleri, halısaha maçları ve ufaktan yüzme ile geçiştirdiğim (çokta sayılmaz sadece güneşlenme diyelim biz ona) için böyle sağlam bir spor vaktim olmuyor. Aklımda bir proje vardı. Gerçi biraz mazoşistce gözükebilir ama aklına koyduğunu yapan ben haftada bir iki gün işe bisikletle gidip gelecektim. Nasıl olsa İşyerinde duş keyfi yapabiliyorduk. Akşamda eve girdiğim an duş yapacaktım. Süper fikirdi ve yerine getirildi. Evelki günlerden birinde azimli bir şekilde yola koyuldum, tabiki aklımda bir güzergah vardı. Yorucu ama zinde ve azimli bir şekilde sonuçlandırarak büyük bir zevk aldım. Bunun devamıda olacak her hafta en az iki gün 15 16 kilometre hiçde fena değil sanki...

         Kısa mesafeli yolculuklarda herkese tavsiye ederim. Bisikletin dişlisinden çıkan ve size ait olan o devamlı ve tekrarlanan sesin sizin sayenizde olduğunu bilmek büyük bir zevk oluyor..

         Not: Ben yemek yemeyi çok severim artık yazılarımı okuyan arkadaşlarda bunun farkındadır sanıyorum, ama yerimde duramam hiperaktifimdir. Onun içinde kolay kolay kilo tutmam. Günde en az 10000 adım atarım. Spor benim hayattan keyif alma şeklimdir.

5 Temmuz 2012 Perşembe

COCA COLA

Çek bir cola

                   Gene sıcak bir gün bizde kavruluyoruz inşaat alanında, 50 dönümlük arazinin ortasında 4 tane çukur açıldı ses desen desibel patlaması yaşanıyor sanki, katolar cisibiler, hafriyat kamyonları, karotlar, fore kazık makinaları, vinç kuranlar mı ararsınız. Çığlık atsanız duyulmaz bir durumdasınız. Üstüne üstlük bu kadar sese karşılık gözlerinizi açamayacak birde tozla savaşıyorsunuz. Hesap ve takip edemiyorsunuz bölgeyi gözünüz 10 metre ileriyi görmeyecek durumda, içiniz yanıyor ve canınız birşeyler istiyor tabiki gerçi o bölgede o anda herkes sizden birşeyler istiyor. Ama o an için yapacaklarınız kısıtlı, gerçi benim aklım belki hoşunuza gitmeyecek ama BUZ GİBİ BİR COCA COLA çekti. Ama ne yapmam gerek bilmiyorum o anda kendime aldırsam ayıp olacak, herkese ısmarlasam  akşam peynir ekmek yemek gerekecek o biçim durum.
      Gözümü kararttım bir koli kolayı sipariş ettim. Ne içtik inanamazsınız. O durumda bile herkes hoşbeşe başladı en az 100 kişi, keyfimiz yerine geldi. Ama ben gene herkesi zehirlemiş oldum. Ne yapayım bir anlık zevk için yaptık bir hata, ne yalan söyleyeyim ilaç gibi geldi buz gibi cola bütün ekibe...
                  Afiyet bal şeker olsun ekibime....
                Not: Çektiğim resimler çok kötü çıktığından ne yazık ki koyamadım.