10 Ocak 2013 Perşembe

MİM NELERİ ÖZLEDİM MİM


Hayat bu işte oynuyorlar bizim ile zamanın akışına göre...

  Küçük bezelyelerden Tosbağanın Dünyası bloger dostlarına mim yollamış ve bende hemencecik bu mimme sarılıp sevgiden boğarak sizlere yolluyorum canım bezelyeler....


        --------------NELERİ ÖZLEDİM ---------------


  1-   Oğlumu hergün her dakika özlüyorum, Klasik olacak ama bazı sebeplerden dolayı artık her anında yanında olamıyorum can parçamın.. Kahroluyorum bakalım zaman ne gösterecek...
  2-   Bir ara benim huzurum vardı onuda fazlasıyla özler oldum. Zaman geçtikçe daha güzel olması gerek bir hayat yaşadığımı sanıyordum. İş hayatım hep dertti ama eve gidince başka huzur alır oluyordum. Olmayınca hiç çekilmez oluyor buralar.. Bakalım zaman ne yapacak bu husustada...
  3-   Sabah kalkma derdi olmadan uyumayı özledim. Kendimi bildim bileli böyle bir derdim var. Bakalım öteki tarafta kısmet olacak mı? onu öğrenmek gerek en kısa sürede...
  4-   Ne olursa olsun PAPATYAMI özledim. ( O kendini biliyordur sanıyorum ) 12 ay yanımda olan bu çiçek artık hiç açmıyor yakınlarımda, herşeyi beraber yaptığımızı düşünürken meğerse bazıları fazla yada az gelmiş birilerine...
  5-   Beni takip eden bezelyeler bilir hırsızımıda özledim. Bu hiç özlenir mi der gibisiniz ama her gece gelecek diye hazırlık yapıyorum ona göre... Belki oda beni takip ediyordur kim bilir başkaları gibi...
  6-   Sevdiklerime Sarılmayı çok özledim. Bu duygu karşılıklı ve içten olduğunda hayatın en güzel fotoğrafı..
  7-   Tek başıma Nutella kavanozu bitirmeyi özledim. Hiç bitiremedim ama bu bitirmeyeceğimin anlamına gelmiyor haberiniz ola...
  8-   KFC 30'luk kutu alıp bütün gece gidip gelip yemeyi özledim. İşte bu en kısa sürede tekrardan denenmesi gerekiyor ama bu sefer yanıma Mr.E yi de istiyorum o bana bu hususlarda çok fazla ilham veriyor.
  9-   Fm gecelerinin gündüze karışması özledim. Bu ay tekrardan başladım bu özlemime ama ya oyun kolay geldi ya GS'yi uçurmuşlar yada ben bu işin piri olmuşum arkadaş.. :)
10-   Bu aralar kafamın hiç almadığı kitaplarımı çokkk özledim. Hala kutudalar çıkarlar mı bilmiyorum okumadıklarımı rafıma yerleştirdim bakalım bu özlemim sonuçlanacak gibi ama bunun içinde zamana ihtiyacım var. Ne yazık ki onun içinde bezelyem Denizin Yıldızının mimmini cevaplayamadım. Buradan özrümü iletir olayımda kızmasın bana.. 
11-   Annanemi çok özledim. Pamuğum bana ilk kez  senin çocuğun olduğunda  sana benzerse beni hatırlarsın dediğinde gözlerim dolmuştu ve onu ne zaman hatırlasam o gözler gene ve gene dolar oluyor ...
12-   Çok değişmesede salak halimi çok özledim. Evet salağım kötülük yok içimde belli olmaz ama öyleyim işte.. sonu yok ve sınırıda yok onu biliyorum. Hayatta kendi için yaşayanlardan olamıyorum bir türlü ama seviyorum bu halimide aynaya bakmaya fırsat bulduğumda..
13-   Kimseye söylemeden hiç birşey sormadan ortadan kaybolma hallerimi özledim. Giderdim gelmemek için değil döneceğimi bilerek giderdim.. Bakalım bu sefer gidipte gelmemek var bu İstanbula.. Sakin insanlardan biriyimdir az kaldı istanbul biraz daha sinirlendir beni bak sonra nerelerde bulacaksın bu bezelyeyi
14-   Aaaaa Üniversite offfff.. Çok özledim o boru vaziyetteki 4 yıllımı..Salak kafa uzatsana 10 yıla sanki bir    b.k  olacakmış dertlerin hepsi üst üstte geldi de bir faydasını gördük ... Gençliğin en fıkır fıkır zamanı.. tek yumurta kırıp mutlu olan bir kitleden ne zarar gelirki .....
15-  Programsız yaşamayı çok özledim.. Tv programı gibi bir hayatım var saat saat dakika dakika gün içinde öyle olunca bazıları bana kızar oluyor izin günlerimde.. Eeee ne yapayım bir anda format mı atayım kafaya.. Biraz zaman bunun içinde ama kim verecek orası meçhul...
16- Yatarken saat kurmamayı çok özledim. 06- 06:30-07:00 fena dimi...
17-  Soğuk havalarda İstanbulu tek başıma bir uçtan bir uca gezmeyi çok özledim. Tek başıma olmamın sebebi başka keriz bulamamam olsa gerek gerçi sağolsun iki tane var. (Mr.E ve Savicevic) Gerçi bu özlemimide 1 2 aydır fazlasıyla karşılar durumdayım ama özledim işte ... 
18-  Bira patates sosisli ketçap mayanoz sizleri çok özledim. Bunları unuttum yapmam değil ama yemesem daha iyi durumundayım. Ne yapayım vucuda sardım bu aralar. Takıntım olsun istedim bakalım sonu ne olacak bunada zaman diyelim. Ama bir menüden de birşey olmaz he...
19-  Saçlarımı kazıtmayı evet evet özledim. Severim erkeğin saçı sakalıyla oynamasını. Kafam yamuk ama yumurta kadar değil fena olmuyor kulaklarda kepçelikten yırtıyor demek ki kestir gitsin ama bu hafada yemez ona göre.. Eee bide dövme yaptırma zamanım geldi yeniden bu aralar tekrardan araştırmaya başladım. Az biraz daha hevesleneyim sonu yeni bir tatto olur. TaZmAniA canavarı dövmem var seviyorum. Bu aralar daha belirgin birşey istiyorum bakalım gaz lazım biraz....
20-  Offf ben eski hayatımı özledim işte ne olur dönsek o günlere... Çok değil 3 zamana döneyim beğendiğimde kalayım. Yöntem bilen varsa kimseye söylemem aydınlatsın beni Nutella fabrikasını alırım ona..
21-  Mahallede Minyatür sahamızda top oynamayı hele hele şişlemece diye absürt bir oyun varya onu çok özledim. Gerçi tayfaya söyleyem ilk buluşma minyatür saha desem benden önce 10 kişi sahada açma germe yapmaya başlar. 
22-  Fuatpaşayı çok özledim. Mahalle dediğin budur der gibiydi bizlere... Özlemeyen var mı mahallesini.. Yada çocukluğunu.. Hani hepimiz büyümek istiyorduk ne oldu bezelyeler rahatladınız mı şimdi...

     O La La abartmışım bakıyorum ama ne yapayım şimdilik böyle belki yarın değişir diyeyim ama değişecek birşey yok ona göre...
    Gene kendimi avundurma moduna girmiş olmalıyım Bezelyeler...


8 Ocak 2013 Salı

Sözün Karşılığı Yılbaşı Gecesi



                                                                   Bezelyeler ben geldim......
                       Söz verdiğim gibi Yılbaşının coşkulu yolculuğu burada....


Yolculuk başlasın bezelyeler.. Beylikdüzü canavarı Metrobüs
Ahanda gelmişiz buralara ama daha iş bitmedi

Ooo toptan taşıma metro sağolsun dönüşte burdan o vakit...

Bu yolların gerçek sebebi benim biricik BEZELYEM...





Buranın sosislisi üstüne tanınam millet... 

Haydarpaşanın çatısında bir daire istiyorum


Nereye gitsem acaba.. Köylüyüz o vakit karaköy 

Aha şu cam.. Ama muhteşem gözüküyor... 

İstanbul sen nesin yaa...
Dayı 10 dakika beni tuttu orada....
Yok yok ben eski vapurları istiyorum...
Sonsuzluk mu dediniz..
Eminönü dedin mi ithal uskumru gelir akla... 
Eee böyle arkadaşlar var tabiki
Tünel ve son noktaya yolculuk
Tabi ki enerji lazım onunda adresi beyoğlu çikolatası 




Taksim meydanı saat 04:30



Artık gitmek gerek sanki..






     Bezelyeler sizlere taksime geldikten sonrada fotoğraflarım ile gecenin ilerleyen saatlerini göstermek isterdim ama geldikten sonra fotoğraf yerine video kaydı yapmışım.. Bunun sebebi tekeller olsa gerek.. Sağolsun bütün açık tekellere girdim galiba...
     Ama şunu da söylemek lazım taksimden doğru düzgün fotoğraf çıkacak gibi değil.. Ne yazık ki bariz bir şekilde taksim belli bir kesimin keyifsizce eğlenmesini sağlayan ortak nokta olmuş durumda Yılbaşı geceleri...
   
   



Saat kaçı gösteriyor dikkat edin bezelyeler..
   
Saatler ilerledikçe hiç hoş olmayan görüntülerinde ortaya çıkmasından dolayı uzun bir süre taksimden soğudum bezelyeler... Ama taksim bu tabi ki en kısa sürede o soğukluğumun kesileceğini düşlüyorum...






















30 Aralık 2012 Pazar

HIRSIZ DENEN MAHLUKAT İLE KARŞI KARŞIYA KALMAK


       Bu yıl başka post atmadan bitirmeyi düşünürken hayat hayır öyle olmaz bir post daha yazacaksın ve bu postu ben sana bulacağım der gibi bu sabaha karşı saat 07:00 dolaylarında karşıma böyle bir hikaye çıkardı ve bende sizin ile paylaşma ihtiyacı duydum bezelyelerim...
   
       Bildiğiniz üzere bazı sebeplerden dolayı yeni yeni oturumların olduğu bir sitede 1+1 dairede ikamet etmekteyim kısa bir süredir. Cumartesi gecesi biraz geç bir saatte eve gelip bilgisayarımı açıp Fm2013 oynayıp Mr.E ve Savicevic ile muhabbet ederken uykuya yenik düşmüşüm.

       Uykumun yeterince hafif olduğunu bildiğinizi sanmıyorum ama ufak bir tıkırtıya gözlerimi açtığımda odanın kapısının önünde karanlık bir halde bir silüet farkettim, biraz uykulu olduğumdan kısacık bir süre bunun farkındalığını anlamaya çalışırken ani bir refleks ile yerimden kalkıp; tabi ki bunda kapının yanında duran küçük masanın üstündeki telefon, saat, cüzdan, laptop dörtlüsününde etkisi olduğunu belirtmek isterim.  

       O küçük masaya doğru harekete geçen o şerefsiz elin en kısa sürede etkisiz hale getirilmesi için hem güçlü bir ton ile bağırarak hemde sert bir yumrukla neye uğradığını şaşırttıktan sonra ben bu şahsı muhteremin  nereden geldiğini anlamaya çalışırken ani bir geri çekim ile geldiği yoldan balkondan atlayarak onu bekleyen arabaya uçarcasına atlayıp aydınlanan günün içine başkalarına kabus olmaya doğru firar ettiler bezelyelerim.

     Ne yapalım belli zamanlarda belli hırsız arkadaşlar ile münasebetlerim olmasına rahmen 2012 yılının böyle bir muhabbet ile kapanması beni 2013 yılından çekinmemi sağlamış olmaktadır. Şimdilik bu kadar başka bir 2012 süprizi olmaz ise 2013 yılında ilk Taksim maceramın posttunu yazarak sizleri buradan selamlayacağım Küçük bir sürü sevimli bezelyelerim...
   
    Genede herkesin yılı mutlu, huzurlu, hayatta az ile yetinmeyi, sevenleri ile birlikte olmayı nasip etsin bezelyeler.....

26 Aralık 2012 Çarşamba

DİKENLİ YILBAŞI AĞACI


Herkesin merak ile beklediği yılbaşına artık 1 haftadan daha az bir süre kaldı. Bu aralar bloglarda en çok gözüme batan postlar yılbaşı süsleri, evlerini yılbaşına hazırlayanlar, kendilerini yılbaşına ayarlayanlar, programlar ile hazırlananlar gerçi benimde bir yılbaşı programım var  ve tabi ki hediye yağmurları postları olmakta, benim keyfimin biraz git gelli olmasından birazda aman efendim niye biz millete uyuyoruz millet bize uygun havasından ama bu şekilede kimsenin uyacağını sanmıyorum ama neyse diyorum.

İşte yılbaşındaki özenle hazırladığım ağacımın kısacası kaktüsümün resmini buraya koyuyorum sevgili bezelyeler.. Şuanlık etrafı hediye olarak boş durmakta ama bunun kadar küçük bir kaktüsün altına hediye bulabilirseniz bende alabilirim hayır demem anlayacağınız... 

Arkadaki noel baba isteksiz sanki...

Noel Baba yanıyor sanmayın sorun yok

Not: Kaktüs kesilmemiştir ve uzun bir ömür ofisimi süslemektedir ve çok büyük bir ilgi olmaz ise bu hayatını devam ettirmeyi düşlemektedir. 

25 Aralık 2012 Salı

TÜRKİYE 2012 GÜZELLİK YARIŞMASI

........Top 10 Karşınızda BEZELYELER......
Koskoca yılımız bitmek üzere televizyonda, gazetelerde, dergilerde hep bu yakışıklı yüzleri görüyoruz. Acaba sizin beğenileriniz hangilerine daha yakın bezelyeler.. Benim favorim 10 numaradan yana ama sizinkinide merak ediyorum.Boyu biraz kısa olabilir ama o sevimli gülüşü bana yeter.. Bakalım siz ne diyorsunuz.

Listeye baktığımda yeni yüzlerden sadece Çağatay Ulusoy ve 10 numara dilkkatimi çekiyor. Öteki erkeklerin hepsi uzun bir süreden beri göz önündeler artık biraz yüzlerimi eskidi acaba.. Bu liste sadece türkiyeyi kapsıyor beğeniye göre yurt dışına da açılmayı düşünüyorum sevimli bezelyeler...
1. Tolgahan Sayışman 1981 İstanbul Doğumlu, 1,89 Boyunda,

2. Burak Özçivit 1984 İstanbul Doğumlu, 1,87 Boyunda

3. Engin Altan Düzyatan 1979 İzmir Doğumlu, 1,83 Boyunda
4. Kıvanç Tatlıtuğ 1983 Adana Doğumlu, 1,88 Boyunda


5. Murat Yıldırım 1979 Konya Doğumlu, 1,77 Boyunda 

6. Murat Boz 1980 Zonguldak Doğumlu, 1,86 Boyunda

7. Kenan İmirzalioğlu  1974 Ankara Doğumlu, 1,88 Boyunda

8. Çağatay Ulusoy 1990 İstanbul Doğumlu, 1,89 Boyunda

9. Mehmet Günsür 1975 İstanbul, 1,75 Boyunda

10. Aslan Can Begit 2010 İstanbul Doğumlu, 82 cm Boyunda
Not. Bu yakışıklıları görünce not yazasım kalmadı bezelyeler haberiniz ola.. Yoksa daha çok yazacak şey var bu yakışıklılar hakkında helede en çok 10 numara için bezelyeler....

23 Aralık 2012 Pazar

PARANORMAL ACTİVİTY GECESİ


     Bu aralar bazı gecelerin tamamen kendime kalmasından dolayı uzun zamandır izleyemediğim ve bayağı bayağı birikmiş durumda olan korku ve gerilim film koleksiyonumda kalabalık bir şekilde yer alan ve şu ana kadar  sadece birini izlediğim paranormal activity serisini tekrardan izleme kararı almış bulundum.

    Uyku sorunu çok çekmememden dolayı 23:00 da başladığım seri kısa aralıklarla ve acaba o ses neydi tripleriyle, bu dingoda  ne zaman nereden çıkacak çıksada rahatlasam edalarıyla tırsa tırsa yok yok tek başına 3 tane arka arkaya bu tarz filme hiç gerek yokmuş diyerek serinin sonunda 3 koltuğada yarımşar saat anca oturarak bitirmiş bulundum. Bittiğinde hocanın benim yerime namaza başlamasından dolayı beni en iyisi nasıl olsa artık uyku tutmaz tutsada bu iblis benim ile uykuda karşılaşır diyerek dışarı attım kendimi....
     İşe vurdum kendimi akşam olup Oh be deyip günü bitirirken ne yesem derken soğuk havanında etkisiyle alışveriş merkezinde buldum kendimi yemeğimi hüpürtektikten sonra eve doğru yol alma eğilimindeyken sinemanın önünde ( niye sinema ile yemek alanını aynı kata koyduklarınıda buradan anlamış bulundum) PARANORMAL ACTİVİTY 4 afişini görünce oğlum Emrilyo sana bugünde uyku yok ve bezelyelerede bu aptal cesaretini anlatacak bir post buldun havalarıyla nedense sırıtarak sinemada yerimi almış bulundum. Suare olmasından dolayı tek tük kişiliklerin olduğu salon bana nedense fazlasıyla karanlık geldi ve yok yok bunu izlemeye şimdi gerek varmıydı edalarıyla filmi bitirmeme sebep oldu evin yolunu tutarken acaba ilk hangi ışığı yaksam onu kaparken hangisi açarım kapıyı akç kere kitlesem yada hi kitlemesem mi diye fikir teakisi yaparak evin içinde  bir aydır yakmadığım elektriği yaktıktan sonra sabahı sabah ettim tekrardan televizyonun karşısında ama bu sefer izlediğim seri nedense Hangover serisiydi..(Artık bir ay Tv yok yasağı geldi)
     Şimdilik izleyemediğim bu tür filmleri tekrardan rafa kaldırıp siz birazcık daha oralarda kalın diyerek en azından Hangover 3 çıkana kadar bekleme kararı almış bulunmaktayım benim Küçük Bezelyelerim....
     
     Not: Bana sorarsanız bu seri öyle müthiş  gerilim serisi falan değil. Ama arka arkaya Aslan Kral serisini izleseniz kendinizi Simba sanarsınız gibime geliyor.

       Bu benzetmede kullanılan Aslan oğlumun adı olduğundan torpil geçilmiştir  :) BEZELYELER

20 Aralık 2012 Perşembe

BU YILBAŞI BİR PLANIM VAR



    Yirmileri yeni bitirmiş saftrik biriyimdir. Bu yaşıma kadar hiç bir yılbaşımı tek başıma kutladığımı hatırlamıyorum. Gerçi yılbaşını kim tek başına geçirirki der gibisiniz bana ehhh dedim size saftrik biriyim işte...
 
    Ama şöyle büyük bir planım var bu yılbaşı için gerçi benim için büyük, size söylediğimde hiçte büyük gelmeyebilir.
    İstanbul'un en kalabalık merkezi olan taksimde yılbaşı akşamı kimseye randevu vermeden yanımda tanıdığım kimse olmadan tek evet tek başıma taksime gidip, elimde fotoğraf makinası belkide video kamera ile taksimin aşıklarını , taksimi taksim yapan kişilikleri, taksimin bomboş olamayan sokaklarını, o gece kimsenin dikkat etmeyeceği yalnızlıkları  fotoğraflamayı bazende videoya çekmeyi düşlüyorum.

    Bezelyeler demeyin öyle......
 
    Bakın neler çıkacak neler; barlardan çıkan çiftler, 10'dan geriye sayanlar, öpüşerek duranlar, birbirlerine bakanlar, dilekler dileyenler, hayatları bir yerde kalanlar, kuşlar, böcekler, para için çalışanlar, mutlu gözükmek isteyenler, kaybolup gidenler, ağlayarak bakanlar, olmak istemediği yerde olanlar, yalanlar, daha neler neler hepsi oradabeni sonrada burada sizi bekliyor olacak...

    Bezelyeler  bakalım bu planım için neler düşünüyorlar...
    İlgilenenlerin olumlu olumsuz fikirlerini bekliyorum küçük bezelyelerim...