19 Aralık 2012 Çarşamba

Yok YoK KaŞınDıM GaLiBA


MİM DÜŞTÜ :)

   Saat gene geceyi geçti ve gün ışımaya başladı ben bilgisayarımın başında mimlerinin kıymetinibilir vaziyette keyif ile gelen mimleri cevaplayacağım şimdilik gelen mimlere mim ile kaşılık verip işi savaşa çevirmek istemeyenlerdenim bezelyeler....

     Tosbağanın Dünyası en kısa sürede seni mimleyeceğim dedikten 5 dakika sonra beni mimleyerek (abartıda güzel oluyor ama) abov diyerek ( gerçi bu ses benden kolay kolay çıkmaz ama neyse) bu gece mim hazırlıkları olduğunu anlamış bulundum ve konuyu kafamda canlandırdım haydi bakalım ne kadar canlıyız bir bakalım.

    Blogunda Okuma Listende Görmek İstediklerin ve İstemediklerin Nelerdir?

    Görmek İstemediklerim; Buralarda herkesin hayalleri ve gerçekleri var bunlarla dalga geçmesinler... Bu sayfaları kullanmaya hikayelerini birileriyle paylaşmaya ihtiyacı olan duygusal hayatlar var onlara aval aval bakmasınlar....
   
     Yaşayan hiçbir canlı duygusuz olamaz sadece ve sadece hayat onu o tarafa yönlendirmiştir ve zorunlulukta kalarak hayatta seçimini o taraftan yana kullanmıştır.
   
       Benim gözlerim biraz kısıktır onun için galiba görmek istemediğimide görmem ona göre...
   
      Dün başlayıp bugün biten yazılarda biraz hani koparıyor sanki...


     Görmek İstediklerim; Güzel müzikler ben çok bulamıyorum enstrümantal olursa makbule geçer. Resimler fazlasıyla ilgimi çekiyor. Hikayeler alıp götürüyor. Gezi yazıları hem resim hem bilgi işte blog dedin mi bulur...
 
     Yemek o olmazsa olmaz ama hepte mercimek köftesi değil hani... Farklılık en önemliside bu farklı farklı konular ve farklı bir dil ama kendisi has olursa dahada mabule geçer...     Not: Bu arada mim için hazırlanırken Melodram'ın da mimlemesi üzerinde bu haftayı kendim için mim haftası ilan ediyorum ve ayın 21'indeki kutlamalarda konuşma yapmak için bende şirinceye gidiyorum artık yapacak birşey yok bezelyeler....    

      Tamam tamam ben çaktırmadan ortadan kaybolayım yeni mimler beni bekler küçük harika bezelyeler.... 
 

 

18 Aralık 2012 Salı

MİM KOLİK OLMAK İSTİYORUM

  
     Mim kolik olmak istiyorum ama böyle değil geçen hafta Mr.E'nin mimine cevap verdiğimde dostlardan Denizin Yıldızı bende aynı post ile seni mimleyecektim dediğinde en kısa sürede bekliyorum demiştim ondan bir MİM ...

      DenizinYıldızı beni tanımaz bilmez blog dostuyuz diye düşünürken meğer içimide okuyabiliyormuş çaktırmadan, öyle güzel bir mim ile geldiki bana kitaplardan gök kuşağı sadece bu kadar güzel bir niyetti isteği ama benim için değişik duyguları tekrardan karşıma çıkarmak oldu sadece bu küçücük dileği...
    Hayat çok garip bundan 20 gün önce olsa 2 katlı bina yapacağım kitaplarım şu an bu karton kolilerin içinde havasız ve yorgunlar, belkide bana birşeyler anlatmak istiyorlar..

    Bende DenizinYıldızının mimine böyle değişik bir bakış atarak uzanmak istedim yorgun ellerim ile...

    Keşke keyfim ve zamanım olsaydıda bu karton kutuları bile renklendirip burada en azından benim renklerim ile size gözükselerdi. Belki bir dahakine DenizinYıldızı...
   
 Der çeker giderim buralardan küçük Bezelyeler......
   

   
   

16 Aralık 2012 Pazar

Mr.E; HİŞT SEN MİMLENDİN DEDİKTEN SONRA

    Amanın Mr.E karşımda oturuyor ve seni mimliyorum Emrilyo diyor bende o nasıl oluyor derken lafı sokuyor görürsün sonrada öğrenirsin diye;
   

Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?

  Cevap ne yazık ki mantığım, ama bu huyumu hiç mi hiç sevmiyorum. Beni bırakanlarında en büyük dertleri budur. Duygusal bir adamım derken bile galiba mantığım öyle söylememi emrediyor gibime geliyor. Ama ben genede duygudal bir adamım diyeyim.
  Şöylede tarif edebilirim kendimi mantıklı bir duygu yoğunluğu yaşıyorum. Karşımdakinin yoğunluğuna göre bazen hiç bazende biraz duygusal gözüküyorum ..
  Saçma işte...

İnsanlar niye mutlu değiller? Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?

   Dünyanın sonu geliyor diyen bir toplulukta yaşıyoruz. Nasıl mutlu olabilirki... Siz hiç kendini bilip bilmeden herşeye sahip olmaya çalışan insanları görmedinizmi? Elindekiyle yetinmeyen bir insanoğlu bu, ister istemez çocukluktan geçiyor bu bize...
    Örnek mi lazım; bebekten aynı anda beş tane araba taşıyan yada beş tane bebek ile oynayan yada toplarını kimseye vermeyen çocuk görmediniz belkide bunlardan biride biziz..

Çok para harcayıp, keşke almasaydım ya da harcamasaydım dediğin bir şey var mı?

Ben çok parayı kendine harcayabilenlerden değilim. Yakınımdakilere hıymadan para alırım ama kendime geldimi şirinlerde cimri varmıydı hatırlamıyorum ama onun kadar sevimli bir cimri olurum orası kesin bezelyeler....

Haklı olduğun bir konuda kendini savunur musun? Yoksa susmak adalet mi dersin?

   Ben haklı veya haksız her konuda ilk başta kendimi biraz savunurum. Sonrasında karşıdakinin tavrına göre şekil almaya başlarım. Daha gençkken biraz daha salakça saunuyorudum kendimi ama ister istemez oturmaya başladı bu huyumda şimdilerde daha usturuplu oldum galiba....

Tok gözlü müsün? Yoksa her şeyim olsun diyenlerden misin?

Hayatta en önemli isteklerim yerine gelmişti. İyi bir iş, güzel bir aile ve onun meyvası ama biraz kendime bok atayım ortasındakini tutamamışım belki buda farkına varmadan diğerlerinin suçu olmuştur. Ama hayat böyle bir yerden alırken diğerinden kesiyor.    
      Önceliğim huzur gerisi yalan benim için o olmadan gerisi boş.....
    Eh fena olmadı sanki bezelyeler.. Dert çok histe çokmuş galiba neler oluypr bana duygusal duygusal konuşmaya başladım. Yok yok bu gelip geçicidir kalmam böyle rahat olun siz küçük bezelyelerim....

4 Aralık 2012 Salı

ASLANCAN GELECEĞE YATIRIM YAPARKEN

  
Her erkek çocuk ( hadi biz buna erkek çocuk diyelim) araba ile oynamayı sever. değişik sesler çıkarıp değişik hızlarda farklı türde arabalarla oyunlar oynarlar bizim ufaklıkta bunlardan biri ama bu aralar aklımı başımdan alacak durumlara gelmek üzere olan bu hevesinin son noktalarından birinide sizin görsel olarak izlemeniz için gözlerinizin önüne sunuyorum.

    Arabaları her birini indirdikten sonra kendi oturup banada otu otu diyerek beni ve bütün oyuncak mağazasını gülmekten birbirine katan ASLAN parçam önğnden alınması muhtemel bir arabayı hissettiğindede verdiği tepki ile bütün alışveriş merkezini kendine amade edebileceğinin sinyallerini vermektedir.

    Anlayacağınız bu videoda görünen alanda tam tamına sıkılmadan 75 dakika geçirmiş bulunmaktayız size videonun ortalarında çekim yaptığımı ve sonuna doğru videoda gözüken alanın 2 3 katına kadar bir alanı tek başımıza kontrol ettiğimizide ayrıyeten belirtmek isterim. Kasaya korumalarla gittiğimizi mağazadan çıktığımız anda da arkamızdan dükkanı merkezden çıktıktan sonrada merkezi kapattıklarınıda söylememe gerek olmadığını sanıyorum..

   

    ASLAN parçama bütün arabalar feda olsun .... Gerçi ben demedende o arabaları feda edilecek hale sokuyor ya neyse artık.....

   Tekrar görüşmek üzereeeee bezelyeler....

25 Kasım 2012 Pazar

KAYIP ŞEHİR İSTANBUL

Daha iyi anlatacak bir resim yok galiba MUTLULUK

      İstanbul hiç benim olmadınki seni kaybedeyim, 5.313 km lik alandan bana biryer bile bırakmadın 15 milyon kayıtlı nufüsü 30 milyonluk hareketli nüfüsuyla benide aralarına alarak hayatı zorlaştırıyorsun biraz daha .......

      Aklım karıştığında kafamı kaldırdığımda artık duvarları ve uzayan binaları görüyorum havayı içime çekmeden önce sigaranın dumanını çektiriyorlar bana.....

      Korkmuyorum senden karşıma çıkmanı istiyorum senin ile savaşmak istiyorum. Duvarları yıkıp binaları kırpmak istiyorum....

      Paraya niye yeşil demişlerki bunu hep merak ediyorum paranın rengi varsa onunda siyah olması, mutluluğun rengininde ondan uzak kalmasını diliyorum.

      Hayattan parayla mutluluk alanlar doğuyor hiç biri bir bebeğin gülüşü gibi gülemiyor. Savunmasız canlılar yok olup giderken parayla kuvvetlenenlerin dünyası kuruluyor.

     Pamuk prensesler, yedi cüceler, kırmızı başlıklı kızlar, heidiler, robin hoodlar, barneyler, redkitler teker teker yok olurken kötülerin hayatı şekilleniyor....

     Birileri size dönüp aldırma derken sizin için hergün birşey daha biter giderek acı vermez biten şeyler kayıtsız bir varoluş başlar ve sizde kötü olmaya doğru acımasızlığın yoluna başkoymuş bulursunuz kendinizi...

    İşte buralarda gezer insanlar İstanbul'da, varın kaçalım buralardan ama nasıl olurki o şansı tanımaz bu büyük şehir hepimize sadece zamanı geldiğinde bazılarımıza tanıyacak o şanslı yolu o zaman iş işten geçmiş olucak tıpkı bugünkü gibi......
  
 ...der çeker giderim BEZELYELER......

   
     
    

13 Kasım 2012 Salı

ÖZENTİLER ve CHUCK NORRİSLER

        Bu bir alınganlık yazısı değildir.......

        Artık gözümün içine kadar sokulmakta olan ve anlamasam bile bilgimin arttığı bir konudan esasında bir konunun sadece maddesinden bahsetmek istiyorum size....

       Konum sonsuz özentilik; Lous Vuitton, Hermes, Gucci, Ralph Lauren markaları altında satılmakta olan süperr uçuk gözümüzün içine sokulan çantalardan bahsetmek istiyorum. Gerçek değerlerinin 3.000 dolar ile 15.000 dolar arasında değişen bu çantalar ( ben kimsenin kullanmamasından yanayım) metroda, spor kıyafet ile, minibüste, otobüste heryerde ve olmazsa olmaz her kadında bulunmakta, artık köprü üstlerinde 20 TL'ye almayanı dövmelerine rahmen inatla güzel oluyor zannedip ve hepsininde lafı aynı olmaz üzere benim .... markalı çantam bire bir orjinal edalarında hiçbirşey yokmuş gibi ortalıkta boy atmalar...
   
     Siz şimcik benimi bizimi yoksa kendinizimi kandırmaya çalışıyorsunuz. Ne yazık ki olmuyor doğallık edalarıyla millete afra tafra yaparken bu çantalarla olmuyor ahali...
     Ağır oldu ama böylesi daha iyi oldu. Biraz farkındalık istemek çok mu sizden, zaten herşey kısır döngü içinde hazırlanmış bir dünyada yaşıyoruz. Bari elinizde olan şeylerde farkındalık olması dileğiyle.....




    Not: Almayın aldırmayın alınacak parayı vermeyin...... der çeker giderim bezelyeler....

4 Kasım 2012 Pazar

KOŞ ASLAN KOŞ ( GOL OLUR )



            İnsan böyle bir canlı parçasına sahip olunca onun ile eğlenmekten başka birşey düşünemez oluyor. Benim canım oğlum AslanCan İle geçen hafta tam tamına 3 gün boyunca sadece bizim olduğumuz  bir hayat kurduk. Onun olduğu heryerde benim mutluluğum söz konusu oluyor. Yaptıklarımızın yanında bu sadece bir tanesi ama videoda bu fırlamanın gol olma isteği beni gülmekten kırıp geçiriyor.
 
                    
Evin yeni çöp öğütücüsü

Süs için yaratılmış olduğunu farkında...

BABAM ve OĞLU
             Karşılıksız sevginin olduğu yerde onlar.....
              O hafta sonu evde olanlarımı görmek istiyorunuz... O halde onlarda bunlar işte.....

                Not: Bu arada bu şahsiyetlere bakan tek şahıs olduğumdan ve hanım eve geldikten sonrada eve temizlikçinin gelmesine gerek kalmadığından dolayı büyük bir alkışı hak ettiğimi düşünmekteym haberiniz ola....