4 Aralık 2012 Salı

ASLANCAN GELECEĞE YATIRIM YAPARKEN

  
Her erkek çocuk ( hadi biz buna erkek çocuk diyelim) araba ile oynamayı sever. değişik sesler çıkarıp değişik hızlarda farklı türde arabalarla oyunlar oynarlar bizim ufaklıkta bunlardan biri ama bu aralar aklımı başımdan alacak durumlara gelmek üzere olan bu hevesinin son noktalarından birinide sizin görsel olarak izlemeniz için gözlerinizin önüne sunuyorum.

    Arabaları her birini indirdikten sonra kendi oturup banada otu otu diyerek beni ve bütün oyuncak mağazasını gülmekten birbirine katan ASLAN parçam önğnden alınması muhtemel bir arabayı hissettiğindede verdiği tepki ile bütün alışveriş merkezini kendine amade edebileceğinin sinyallerini vermektedir.

    Anlayacağınız bu videoda görünen alanda tam tamına sıkılmadan 75 dakika geçirmiş bulunmaktayız size videonun ortalarında çekim yaptığımı ve sonuna doğru videoda gözüken alanın 2 3 katına kadar bir alanı tek başımıza kontrol ettiğimizide ayrıyeten belirtmek isterim. Kasaya korumalarla gittiğimizi mağazadan çıktığımız anda da arkamızdan dükkanı merkezden çıktıktan sonrada merkezi kapattıklarınıda söylememe gerek olmadığını sanıyorum..

   

    ASLAN parçama bütün arabalar feda olsun .... Gerçi ben demedende o arabaları feda edilecek hale sokuyor ya neyse artık.....

   Tekrar görüşmek üzereeeee bezelyeler....

25 Kasım 2012 Pazar

KAYIP ŞEHİR İSTANBUL

Daha iyi anlatacak bir resim yok galiba MUTLULUK

      İstanbul hiç benim olmadınki seni kaybedeyim, 5.313 km lik alandan bana biryer bile bırakmadın 15 milyon kayıtlı nufüsü 30 milyonluk hareketli nüfüsuyla benide aralarına alarak hayatı zorlaştırıyorsun biraz daha .......

      Aklım karıştığında kafamı kaldırdığımda artık duvarları ve uzayan binaları görüyorum havayı içime çekmeden önce sigaranın dumanını çektiriyorlar bana.....

      Korkmuyorum senden karşıma çıkmanı istiyorum senin ile savaşmak istiyorum. Duvarları yıkıp binaları kırpmak istiyorum....

      Paraya niye yeşil demişlerki bunu hep merak ediyorum paranın rengi varsa onunda siyah olması, mutluluğun rengininde ondan uzak kalmasını diliyorum.

      Hayattan parayla mutluluk alanlar doğuyor hiç biri bir bebeğin gülüşü gibi gülemiyor. Savunmasız canlılar yok olup giderken parayla kuvvetlenenlerin dünyası kuruluyor.

     Pamuk prensesler, yedi cüceler, kırmızı başlıklı kızlar, heidiler, robin hoodlar, barneyler, redkitler teker teker yok olurken kötülerin hayatı şekilleniyor....

     Birileri size dönüp aldırma derken sizin için hergün birşey daha biter giderek acı vermez biten şeyler kayıtsız bir varoluş başlar ve sizde kötü olmaya doğru acımasızlığın yoluna başkoymuş bulursunuz kendinizi...

    İşte buralarda gezer insanlar İstanbul'da, varın kaçalım buralardan ama nasıl olurki o şansı tanımaz bu büyük şehir hepimize sadece zamanı geldiğinde bazılarımıza tanıyacak o şanslı yolu o zaman iş işten geçmiş olucak tıpkı bugünkü gibi......
  
 ...der çeker giderim BEZELYELER......

   
     
    

13 Kasım 2012 Salı

ÖZENTİLER ve CHUCK NORRİSLER

        Bu bir alınganlık yazısı değildir.......

        Artık gözümün içine kadar sokulmakta olan ve anlamasam bile bilgimin arttığı bir konudan esasında bir konunun sadece maddesinden bahsetmek istiyorum size....

       Konum sonsuz özentilik; Lous Vuitton, Hermes, Gucci, Ralph Lauren markaları altında satılmakta olan süperr uçuk gözümüzün içine sokulan çantalardan bahsetmek istiyorum. Gerçek değerlerinin 3.000 dolar ile 15.000 dolar arasında değişen bu çantalar ( ben kimsenin kullanmamasından yanayım) metroda, spor kıyafet ile, minibüste, otobüste heryerde ve olmazsa olmaz her kadında bulunmakta, artık köprü üstlerinde 20 TL'ye almayanı dövmelerine rahmen inatla güzel oluyor zannedip ve hepsininde lafı aynı olmaz üzere benim .... markalı çantam bire bir orjinal edalarında hiçbirşey yokmuş gibi ortalıkta boy atmalar...
   
     Siz şimcik benimi bizimi yoksa kendinizimi kandırmaya çalışıyorsunuz. Ne yazık ki olmuyor doğallık edalarıyla millete afra tafra yaparken bu çantalarla olmuyor ahali...
     Ağır oldu ama böylesi daha iyi oldu. Biraz farkındalık istemek çok mu sizden, zaten herşey kısır döngü içinde hazırlanmış bir dünyada yaşıyoruz. Bari elinizde olan şeylerde farkındalık olması dileğiyle.....




    Not: Almayın aldırmayın alınacak parayı vermeyin...... der çeker giderim bezelyeler....

4 Kasım 2012 Pazar

KOŞ ASLAN KOŞ ( GOL OLUR )



            İnsan böyle bir canlı parçasına sahip olunca onun ile eğlenmekten başka birşey düşünemez oluyor. Benim canım oğlum AslanCan İle geçen hafta tam tamına 3 gün boyunca sadece bizim olduğumuz  bir hayat kurduk. Onun olduğu heryerde benim mutluluğum söz konusu oluyor. Yaptıklarımızın yanında bu sadece bir tanesi ama videoda bu fırlamanın gol olma isteği beni gülmekten kırıp geçiriyor.
 
                    
Evin yeni çöp öğütücüsü

Süs için yaratılmış olduğunu farkında...

BABAM ve OĞLU
             Karşılıksız sevginin olduğu yerde onlar.....
              O hafta sonu evde olanlarımı görmek istiyorunuz... O halde onlarda bunlar işte.....

                Not: Bu arada bu şahsiyetlere bakan tek şahıs olduğumdan ve hanım eve geldikten sonrada eve temizlikçinin gelmesine gerek kalmadığından dolayı büyük bir alkışı hak ettiğimi düşünmekteym haberiniz ola....
              
  

26 Ekim 2012 Cuma

HAYALLERİMİZ, YAPAMADIKLARIMIZ ve BAŞARDIKLARIMIZ

               İnsanlar doğduklarından beri hayatta birşeyler olmak ve hep birşeyler yapnak isterler bazen küçük olan istekler yeri gelir boylarından büyük olurlar ama genede yapmak için can atarlar. Ama ya gerçekleştirmemeye başlayınca birde en kötüsü gerçekleştirememek bir alışkanlık olunca ise onlar için kayıp zamanlar başlamış olur.

               Küçükken hangi çocuk doktor, öğretmen, polis, asker olmak istemezdiki, yada biraz büyüyünce ben tek başıma dünyayı dolaşacağım, erkenden bodruma yerleşeceğim, 10 tane çocuk yapacağım (biraz abartı oldu galiba yarım düzine diyelim), heryıl bir ay tatil yapacağım,  5 yabancı dil öğreneceğim (2'de iyidir ama neyse kırmayın işte), afrikaya gidip safari yapmayı, süper bir vucüda sahip olacağını hemde hergün deli dana gibi yiyerekten, hayatta aynı kafada olan karşı cinsle ile birlikte huzurlu mutlu bir evlilik yapacağını yada beraber yaşayacağınıda desek olur hani, 2 katlı pembe panjurlu içinde kedilerin köpeklerin yaşadığı evide söylemeyi unuttum sanmayın bu arada, siz hiç maddi sorunlu bir hayal gördünüzmü?
     
               Sonuç hayatta belki istediğimiz herşey olmuyor ama bu bizi mutlu etmeyeceği anlamınada gelmiyor sevgili bezelyeler..  Gelin hep beraber gerçekleşen hayallerden bahsedelim birbirmize...
  
               Benim gerçekleşen hayallerimden bazıları şöyle mesela...

               Huzurlu ve mutlu bir evlilik,,
               Belki yarım düzine değil ama 1 tane can mı can velet,
               Evimde 4 ayaklı canlılar yaşıyor ( hayalimdi)
               Sağlam mı sağlam dostlara sahibim bu hayatta çok zor bulunuyorlar..
               Allaha şükür cebimdeki yetiyor.. ( ama şimdilik :)
              Sıra sizde siz keyifle yazarsanız sanki devam ederim gibime geliyor...
  

22 Ekim 2012 Pazartesi

BASİT CANLI BİZ ERKEKLER

         

        Gel gelelim şunun şurasında birazda kendimi yani erkekleri anlatalım diyerekten dert olayım birazda bize üzülün ah yazık vah yazık deyin diye döktüreyim kelimeleri istedim.


        Cem Yılmaz bile ne diyor; göster herkese bezelyeyi oğlum hadi bak diye büyüyoruz biz, doğuştan embesil olmaya programlanıyoruz anlayacağınız. Rahatlık içimize işliyor yüz kızartıcı hiç bir şuçumuz olmuyor. Okulda çocuk dövüyoruz aferin oğluma diyorlar. Manita yapıyoruz bizim aslan zampara oğlum oluyoruz. Sabah öğle akşam yemek yiyip 100 kilo oluyoruz izbandut gibi olmuş benim yalı kazığım diyorlar. Kıza yamuk ana avrat düz gidilecek işler yapıyoruz erkek adam olur yapar öyle diyorlar. Sabahlara kadar eve gelmiyoruz erkek adam diye yanımıza kar kalıyor. Okulu 7 yılda bitiriyoruz zamparalık yapmıştır kereta deyip sineye çekiyorlar. Sonra neler mi oluyor aynı rahatlıktaki adam iş hayatına giriyor, herkesten ana baba rahatlığı beklerken bir bakıyor karşısında robokoplar, amanın deyip tırsarken bir anda aptallaşmasına sebep olan manita karşısına çıkıyor ben hayatımda evlenmem derken bir bakmışsın nişan nikah düğün ve bebek oluyor. 

       Yalıkazığı gibi büyüyen o çocuk bu kadar sorumluluk içinde eziliyor perperişan olup tırışkadan nağmeler ekibine üye oluyor.  Hayatı boyunca sıcak sudan soğuk suya elini sokmayan o çocuk elleri haşlanacak suya bodoslama bütün vucudunu sokar oluyor.

       Bu çocuklara bu gazı veren Analar başta olmak üzere; bu basit sadece nefes almaya programlanmış canlıları yetiştirirken yeni özellikler eklemek yerine olan özelliklerinide sildirerek sadece emme basma tulumba imalatı için uygun vaziyete getiriyorlar.....
     
       Evetttt bu kadar basit bir canlı için esasında kendi yaratılışını ve yaşam evresini anlatmak bile büyük iş ( belki ben biraz syber moduna geçmişimdir deyip havaya gireyim basit canlı olarak)

      Tabiki daha varoluş sebeplerimiz var ama oda dünyanın varoluş sebeiyle bir olduğundan bize kalmış yoksa hikaye bize kalmaz anlayacağınız ( topuna kibrit suyu misali desem)
 Ama neye yarar bezelyelerim......

                                                                  Gene bekleriz ekibi olarak selamlandınız bezelyeler....

8 Ekim 2012 Pazartesi

SADECE TOPLANTI



  Size komik ama gerçek bir hikaye anlatmak istiyorum küçük bezelyeler....

  Kalabalık bir şirketiz diyebilirim.1500 e yakın ve bunların 1400 tanesi hemcinsim olan bir inşaat şirketinde çalışmaktayım. Geri kalan 100 adet karşı cinste ne yazıkki sekreterlik mevkisinde tutulmaktalar. Başka bir mevkiye bayan çalışan alınmadığı benim dikkatimdeydi ama o günkü toplantıyla herkesin dikkatini çektiği belli olmuş oldu.
   Ay sonu toplantılarından birinin olması gereken cuma günü yerine pazartesi gününe alınmasıyla muhabbetinde haftalık futbol geyiği moduna geçilmesi sağlanmış bulundu.. İçeride bulunan 40 45 kişinin aynı anda futbol patronu kesilmelerinden dolayı muhabbet tavan yapıp o penaltı verilmeliydi, o gol kaçmazdı o isim oynamazdı derken içeride bir anda tıp oyunu oynar gibi ses kesilmiş bulundu. Sebebini anlamak için kapıya bakmak yeterli oldu bir anda (inşaat sektörünün durumunun içler acısı olduğunu anlamanız dileğiyle) kapıda iki tane yeni mezun mimar iş arkadaşlarımız olduklarını kısa sürede öğrendiğimiz genç kız girdiler. Benim 10 yıldır tanıdığım abilerim kardeşlerim dediğim hemcinslerimden bir anda gereksiz futbol sohbeti bitip memleket meseleleri, ekonomik durum, projeler, belgesel hikayeleri başlamış bulundu. Bu muhabbet on dakika boyunca vay be dedirtirken bana aklımın karışmasına sebebiyet vermiş bulıundu..
     Esas işin komik tarafıda kızları görmeniz gerekmekte. Bizim bazı abiler onardan daha güzel bile diyebilirim size.. Gerçi biraz ağır oldu ama ne yapayım. Bizim Müdüre biraz makyaj yap biraz saçını başını düzelt 10 takar kızlara...
     Yapacak birşey yok der.... Buradan kaçarım bezelyelerim...
      Memleketimin insanının hali der buralardan kaçarım