27 Kasım 2017 Pazartesi

Eski Nesil

   Çizgi filmler sevdirdi bizlere hayatı belki de, yoksa severmiydik fareyi, ayıyı, belki sivrisineğin bile güzel bir çizgi filmi olsa onu öldürmek yerine kafese alıp besleyecektik. 
    Babalarımız sevdirdi bize futbolu, küfür etmeyi, sigara içmeyi, elinde kumanda yerine kitap, ağzında sigara yerine Nazım Hikmert ten sözler olsaydı belki bizde severdik müziği kitabı, ağzımıza küfür yerine iki güzel laf gelirdi belki de...
    Annemiz alıştırdı bizleri hazıra konmaya, suyu bile hazır meyve tabağımızın yanına koymazmıydı. Sabah bizden önce kalkıp kahvaltımızı hazırlayıp ütümüzü yapmazmıydı, yeri geldi mi kocaman adamlar bizlerin tırnaklarını kesmezmiydi. 
    Yıldızları izleyecek saatte akşam ezanı okununca eve gel demediler mi! 
    Sigara içerken karşılıklı yakmışken bu kötü sen içme derken onların sözlerini dinlerken bizlere yalan söylemeye alıştırmadılar mı!
    Biz nasıl dünyaya geldik diye sorunca, leylekler getirdi imajını çizip bizleri salak yerine koymadılar mı!
    Biz doktorculuk oynarken, hayır sen git çöpçülük oyna diye halının üstünü temizletmediler mi! Bizlere...
    Televizyon da insanlar öpüşünce kapa gözlerini demelerine gerek kalmadan gözümüze sabun kaçmış gibi olmadık mı! bizler
    Bizler evimizde kendimiz olamadık ki, prens, çöpçü, cansız varlık rollerine bürünmekten biz bir erkek olmayı öyle geç ögrendik ki, belki de öğrenemedik ama bundan sadece biz mi sorumluyuz! 
  Odun olmayı biz mi istedik yoksa odun olmamız için bizi çok sevdiklerinden onlar mı uğraştılar. Siz siz olun çocuklarınıza bir birey gibi davranın, duygularını, hislerini, samimiyetlerini, her hallerini sizin ile paylaşmalarına yardım edin ki gelecek nesillere güzel evlatlar yetiştirsinler der Bezelye
     

30 Mayıs 2017 Salı

SELAM OLSUN,


                                                                               
                                                                                            23.03.2017
Uzak gecelere yatarsın,
Bilinmez sabahlara uyanırken,
Neyi beklediğini değil,
Ne olmak istediğini düşünürken,
Kaybettiğin günlerin değil,
Gelecek günlerin selamı olur kalbinde,
Yokuşları çıkmak için değil belki ama,
Sert rüzgarları geçmek için uğraşırken,
Bir de bakmışsın ki yanında bitiverir hayat,
İşte o zaman büyümüşsündür be kereta,
O sokak topuna vurduğun,
Dombili misketler ile geçen zamanda olsa bile aklın,
Büyümüşsündür be kereta,
Selam olsun seni büyütenlere,
Selam olsun senin ile aynı yokuşu çıkmak isteyenlere,

                                         Emir Begit
                                          BEZELYE

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Kokuya ulaşmak

Hatırlıyormusun bilmiyorum ben sanki hep o an ile yaşıyor gibiyim ama seni ilk gordugumde yanaklarindan opmustum, ikinci bulusmamizda tekrar yanaklarindan ama bu sefer benim yanaklarim degil, dudaklarim degmisti o ciplak yanaklarina dudaklarim istila edilmisti o vakitten sonra, üçüncü buluşmaya kadar beraber yasamadik dudaklarim ile benden cok daha özgür hissediyorlardı kendilerini, ardından bir kez daha farkli oldularini anladım avuç iclerine sahip oldular buseler koyarak ondan cesaret alan ellerim avuç iclerini kapattı sakladı dudaklarimin avuç içlerin ile birlestigi yeri...
       Ne demezsin yaa ellerim ile dudaklarim artik aynı dili konusuyorlardı sen sen sen, ben ise onlarin dediklerini yaşıyordum. Heyecanla dörduncu bulusmaya adimliyordum beklemedigin yerden geldi soru, senin dudaklarin sordu soruyu bana ne mi oldu! Hiçbir şey hatirlamiyirum kopuk o vakit bende saatin pili bile bitmiş, kesin beynime yıldırım düştü, orada hayat çizgim değişti. Yaşıyormuyum diye gözlerimi açtım, kapamam gerektigini anladım neden mi dudaklarin sakalimı hapsediyordu ama bildigimiz tutukluluk hali değil bu, bayağı hapisolmak için fırsatını bulmuş ve müebbet hapis cezasının onanması için suç işlemeye hazırdım.
       Hissetmediğim söz geçiremediğim öyle çok hisli bölgelerim olduki topraklarımın hepsinde sen yaşıyordun ve ben ülkemi senin yönetmeni istiyor gibiydim. Beşinci kavuşmamız, boynunda gezen elim ile başladı. Saçlarının diplerini boyuyor gibi ilgiliydim bütün koca kısa bir gün, kendim ile çelişirken bile zevkliydi. Sakallarımdan sonra kokuna da hapsolmuştum. Boynuna usulca yaklaştığımda gözüm kararmış meger annem çilek reçeli yapıyormuş o kokuyormuş boynun, kaç kavanoz doldurur bu reçel onu bilemem ama dopdolu içim, kelebekleri duyuyorum içimde büyüyorlar, arada uçarken görüyorum ama ne desem boş istila ettiler onlarda oradan da esirinim....
         Altıncı haykırma,

10 Mayıs 2016 Salı

İSTANBUL'DA ÇOCUKLAR İLE GİDİLEBİLECEK YERLER

Merhaba mahalleli bezelyelerim selamımı veririm ve direk konuya girerim. En çok ihtiyaç duyduğumuz konulardan biridir. Aslan ile 4 5 gün önceden bu hafta nereye gidelim muhabbeti yapmak ve severek eğlenerek karar veririz tabi ki hava şartları etken oluyor ama bize kim etken olabilir ki :)

1) Büyükada ; Yılın yarısı Büyükda görülmeli hele ki çocuklarınız ile bambaşka oluyor. Yapıldığında büyük keyif alacağınız şeyler..Vapura binmeden önce simitleri hazır edin bir boğaz gibi kabiliyetli  değil martılar ama yinede 2 simiti ham yaparlar sizde çay ile ama unutmayın cam bardakta olsun çay hakkını verin. İndiğiniz gibi bisikletlere koşun derim hem daha erken saatler hemde kardiyo vakti büyük tur küçük tur fark etmez arkaya koltuğuna koyuverin çıkın yollara süper zevkli olacağına bahse girerim. Büyük tur atabilirseniz yolunuzun üstünde mükemmel restaurantlar var bir bira balık yaptınız mı enerji tamam.. Ardından güzel bir dondurmayı haketmişsinizdir. Şimdi de fayton sefasını yaparsınız diye düşünüyorum Hem sıra bitmiş olur hemde size dinlenme fırsatı doğar. Ardından açık hava acıktırıyor ki ben hep acıkıyorum. Merkezde bira kalamar midye :) ardından güzel bir deniz manzaralı kahve sefası yaparsınız ve dönüş yolu başlar vapurda gögsünüzde sızan junior da sizin şansınız oluveririr.   10 üzerinden 9 puan : Eksi 1 puan kalabalıklık olur. (Kaç kere gittik hatırlamıyorum)

2) Kidzania : Acıbadem Akasya Avm nin içinde çocuklar için yaratılmış bir cennet, böyle şeylere karşı olanlar çoğunlukta biliyorum ama ne olursa olsun 4 5 saatte kendilerinden geçeceklerine eminim. Sizde onlar kadar eğleneceksiniz. İster dondurma yapacaklar, ister pasta, hamburger, bazen olacaklar itfaiyeci bazen polis, isterlerse doktor yada inşaatçı, gazete basıp pilot okuluna gidecekler yeri gelir araba tamir edip benzini fulleyecekler, markette alışveriş yapıp dans edecekler. Bizim zamanımızda böyle bir yer olsaydı da misketleri alıp gitseydik diyeceğiz. Gitmediyseniz hemen çocuğunuzu alın ve gidin derim. 10 üzerinden 8: Eksi 2 puan para ile çalışmaları, saat kısıtlaması, ( 4 Kere gittik bıkmadık)

3) Koç Müzesi : İstanbul'un göbeğinde hala bilmeyenlerin olduğunu duyuyorum. Gerçek bir müze ellerine sağlık yapanların, Çocuğunuz ile rahatça vakit geçireceğiniz süper dizayn edilmiş konseptleri ile bir görsel sölen, Yapılması gerekenler; denizaltıya kesin girin ıgh mıgh demeyin, eski tren nostalji size iyi gelir. Maket evler kız çocukları için mükemmel ve çok başarılı , klasik arabalar üstüne Türkiye de daha iyisi yok. Gemiler, eski ve yeniyi bir arada bulabileceğiniz herşey, uçaklar, çocuk oyun alanları ve maket tren konsetleri maket gemiler ile aklınız uçacak ve tabi ki meşhur sosislisi ile de mideniz bayram edecektir. 10 üzerinden 10 puan ...  ( 5 Kere gittik)                     http://www.rmk-museum.org.tr/rmk_iletisim.htm

forum-istanbul-harita


4) Forum İstanbul: Şimdi İstanbul da gördüğüm içinde en çok konsepti olan Avm olduğunu belirtmek isterim. Sabah 10 da gidin derim. Akşam 22 de anca biter gezmeniz. İkea da bedavadan az pahalı sağlam bir kahvaltı yapın, ardından direk forum akvaryum bileti almaya, alırken de yanında Lego Dünyası bileti almayı da unutmayın. Akvaryumda seyir zevki biraz azalmış eskiye göre ama yinede görülmeli hiç sıkılmazsınız. Köpekbalıklarının üstünüzden geçmesi bile yeter derim. Çıktıktan sonra ufak bir atıştırıp direk legoland a koşun beklentimin çok üstündeydi araba yapalım dedik harbiden gülmekten yapamadık ve kabiliyetsiz olduğumuzu anladım babaoğul tekrardan... Sonra dinazor konsepti olan JurasicPark a gidin derim tabiii paradan kısma derdiniz yoksa... Sırf o sefer bile yeter. Gösterisi bile keyifliydi. Ardından oyun parkı var forum da ve hiçte yabana atılır bir yer değil. Dışarı çıktığınızda akşamı çoktan geçmiş olabilir. 10 üzerinden 9 Eksi 1 isnan kalitesi derim...(3 Kere gittik)

5) Sunay Akın Oyuncak Müzesi: Göztepe'nin içinde bulunan bu tatlı mı tatlı binanın içinde boyunu aşmış 100 yıllık bir tarih var. Sizin için mi yapılmış çocuklar için mi belli olmayan ama ikinizinde aklını kaçıracağı oyuncaklar ile karşılaşacağınız bir hayali dünya, daha kapısında dünyanın kapılarını size açacağına bahse girerim. En üst katına çıkıp ardından yemek ve kahve molası için en alt kata inmenizi doğru zamanda giderseniz birde gösteri izlemenizi önemle belirtmek isterim. Oyuncaklar gülümsemenin sebebidir. 10 üzerinden 9 ...Eksi 1 katlar az küçük, 2 3 kişi önünüzde ise hiç takip etmeyin derim :) bekleyin gitsinler... ( 2 Kere gittik)


6) Emirgan Korusu; İlkbahar yaz zamanındasınız eee ne duruyorsunuz. Yapın ufak bir torba kapın topunuzu koşun Emirgan Korusuna.... Hem erken giderseniz açık büfe kahvaltısı doğası ile de sizi sizden alacaktır. Sincap ararsınız artık kaç tane bulursunuz onuda siz sayın, küçük prens kitabını okumuştum ben bir gidişimizde oğluma kitap bitmiş o uyuyakalmıştı. Ardından içinde mükemmel bir vücut konsantrasyonu için çocuk alanı yapmışlar, orada ne kadar vakit geçirirsiniz bilemeyeceğim bizim için hava kararmıştı. Ardından birde deniz kenarında yürüş ile taçlandırmış olursunuz vaktinizi, hem işin ustası iseniz bu gezinizi Sakıp Sabancı Müzesi ndeki görsel şölenlerden birini yakalarsanız artık değmeyin keyfinize dostlar... Hemen yanınbaşında SSM.. Benden demesiii

7)

9 Mayıs 2016 Pazartesi

SADECE YÜRÜYÜŞ DEYİP GEÇME



      Merhaba bezelye ahalisi umarım iyidir keyifler, tadımız kaçık biliyorum ama her ne olursa olsun yüzlerimizi güldürmeye çalışalım olur mu? Şimdi gel gelelim bugünkü safsatamıza.... Konumuz spor ama değişik bir şekline bakmaya çalışacağım bu sefer bakalımmm..

      Son zamanlarda herkes kendine göre spor yapıyor, yapmaya çalışıyor dolu dizgin spor salonları parklar bahçeler ama gel gelelim ne kadar doğru ne kadar aktifler ve tabiki  beslenme ama beslenme konusunu bu postta konuşmayacağım.

     Sporun çesitleri mevcut zorluk ve branş olarakta değişiyor ben en basitine ve bana kalırsa en güvenilirine değineceğim yürüyüş evet yanlış duymadınız yürüyüş bu işin olmazsa olmazıdır.

     Konuyu açmak için örnekler vereceğim, mesela günde spor yaparak 1 saatte 7000 adım atıyorsunuz. Geri kalan 23 saatte de sadece 3000 adım oldu size 10000 adım oh mis dediğinizi duyar gibiyim. Hiçte bile yürüyüş bir spor aktivitesi gibi gözüksede spor saatinizde saymamanız gereken bir aktivitedir. Sizin yapmanız gereken ise o 23 saatte 10000 adımı bulma felsefesidir. 10000 adım olmadan eve girmeyin markette alışveriş merkezinde arabanın etrafında da olsa yürüyün  ve o 1 saatte ise kalori hesabı yapın 500 kaloriyi yakmak için ve tabiki sıkılaşmak için çalışın, o zaman başarıyı yakalamış olursunuz. Ben ne sporcular ve şahıslar tanıyorum. Günde sadece 1 saat ile yaptıkları spor  aktivitesi ile en hoş vucuda sahip olacaklarını sanıyorlar o iş öyle kolay olsa keşke....


    Günde spor hariç atılmış 10000 adım 400 kalori yakımı sağlar.
    1 saat kürek çekerek ile 1000 kalori den kurtulmuş olursunuz.
    Uzay bisikleti ile 1 saatte 600 kalori hedefini bulabilirsiniz.
    Bizim en büyük aktivitemiz olan Tv seyretmek 1 saatte 85 kalori yakımı sağlar.


   Adım atın kimse için değil kendiniz için yapın bunu, takın kulaklığı istediğiniz şarkıyı söyleyerek yapın  bunu haftada 7000 adım size haftalık 2800 kalori yakımı olarak geri dönecek hemde en sakininden.....

      Birde yanına gerçek bir spor koydunuz mu olacakları siz düşünün,  Spor, salonlarda geçirilen zaman veya spor aletleri ile ilgilendiğiniz vakit değildir. Yaz geliyor geldi derken bitti bile demeden bir yerden başlayın derim........


  Sağda gördüğünüz 8 günlük spor saatlerim olmadan attığım adımlar, hiç yabana atılır mesafeler olmadığını belirtmek isterim.
   

21 Nisan 2016 Perşembe

BABACAN


        Çocukken bana sorarlarmış büyüyünce ne olacaksın diye, gerçi her çocuğa sorulan yüz puanlık soruymuş bende klasik cevaplar yerine baba olacağım dermişim onu bir meslek bir olmazsa olmaz gibi görürmüşüm ve hala öyle görüyorum doğrudur olmazsa olmaz. Baba kavramı bana 18 09 2010 yılında saat 09 da sahiplendiğim bir kavram ve her gün daha daha yutkunarak içime çekiyorum. Hani acı yersiniz de su içer üstüne bir ekmeği ağzına tıkarsınız da hala onun tadı geçmez kımıl kımıl olursunuz onu her gördüğümde gözlerim kitleniyor, O ilk camın arkasından karşılaşmamız ile kocaman bir adamın kalbi olduğunu hatırlattı bana şimdilerde tv reklamlarına bile gözüm dolar oluyor ya kalbim büyüyor yada ona olan bağım tavan yapıyor. Nasıl sevdiysem onun her halini, gözlerimi kapadığımda ruhuma vuruyor kokusu...

        Baba olmak; farz oldu bana sarılmak için yaşıyorum ona, Gözlerim karanlığa alışsın istiyorum ki gözlerim açıkken de rüyalara girip onu yaşayayım her anında olayım. Boğazım hep sıcak bir şey içmiş gibi kavrulmuş yaralanmış gibi yutkunurken bile bir yanım yutkunamaz oluveriyor.

        Sımsıkı bir mucizem o benim, hani böyle en olmadık anda gelir ve iste tamam en mutlu anım dersiniz ya işte tamda öyle.... Belki kimsenin süper kahramanı değilim ama olmamada gerek yok aslında ama onun yanında bir figüran olmaya ilelebet varım.
         Varlığım varlığına armağan olsun can yoldaşım canım oğlum......


                                                                                                  TAPINAGIMSIN



          Bezelye duygusal hissediyor.... :)

14 Ocak 2016 Perşembe

TAHİN ve PEKMEZ


     Hey senfoni orkestrası nasılsınız bakayım, uzun zamandır ben yoktum ortalıklarda burayı bazen saçma sapan yazılar ile dolduruyorum ama bu sefer sizinde yakından tanıdığınız ve sadece balığın ardından yemeği oda evde başka tatlı yoksa aklınıza gelen bu küçük ama daim mucizeyi azıcık anlatmaya çalışacağım. 
     Hem bu arada o çekmecedeki gofretleri, buzdolabındaki çikolataları, raftaki nutella yı, üst çekmecedeki kekleri bulunduracağınıza bu mükemmel malzemeyi bulundurmanızı önerir bezelye...

     Dünya bu aralar savaşlar ile çalkalanıyor ama  şunu da unutmamak gerek 3. sırada başka bir ölüm hastalığı var. Şeker; savaş ölümler kanser ölümlerinin ardından geliyor şeker hastalığı bunun başlıca sebebi de hazır gıdalar. Eeeee her gün alıp alıp stokladığınız, dışarıya çıktığınızda çikolata kisvesi altında fayiş fiyatlara ulaştığınız tatlılar ileride kıçımızı tırmalar durumu... Tabiki arada bir böyle tatlara kaçamak yapılabilir ama alışkanlık olmaması husunda ciddi düşünmek gerek.
    Evet sonuca gelecek olursak, Tahin ve Pekmez bize ne verir.....
    PEKMEZ
-  Vücut kanını arttır. Herkes kansızım diye gezerken hemde,
-  Enerji stoklarını zararsız ve kaliteli biçimde doldurur.
-  Astım ve bronşit sorunlarının çözümüne devadır.
-  Zeka gelişimine faydası olur. Zeka deyince bizim ülkede kullanılmamasının sebebi belli demek ki
-  Kolestrolü düşürür.
-  Cinsel gücü arttırır. Buna dikkat yatak performansında dünya genelinde tersten 50. yiz, hahahaha
-  Kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, bakır, çinko, potasyum içerir.
-  Karaciğer akciğer rahatsızlıklarına bire birdir.
-  Daha bir sürü faydası var ama siz buraya kadar okumamışsınız bile :)

    TAHİN
-   Tahin hücreleri yeniler.
-   Tahinin ham maddesini oluşturan susam besin maddelerinin kralıdır. Susamda yüzde 45 protein, yüzde 55 yağ vardır.
-   Gençlik kaynağıdır. Özelliği ise hücreleri yenilemesi ve yaraları kapamasıdır.
-   Tahinde bolca E C ve B vitaminleri bulunur. Öyle aldığınız hiçbir hazır glikoz bulunan gıdada bukunmayanlardan, :)
-   Seks hormonlarının oluşmasında yardımcıdır. Öyleyse dans :)
-   İki çorba kaşığı tahinde yarım kilo biftekteki kadar protein vardır. Şok Şok Şok


      Eeeee ne yapıyoruz yine söz dinlemeyeyip o b.ktan uyduruk sadece glikoz basılmış hazır gıdaları yemeye devam ediyoruz. Bir kerede beni şaşırtın der bezelye.. Hem bu arada Toplumların sadece 1 hafta o hazır gıdaları tüketmemesi halinde dünyada aç insan kalmayacağı da başka bir bakış açısı da neyse...

      Yemeyin yedirmeyin göstermeyin izlemeyin tüketmeyin almayın......

22 Ağustos 2015 Cumartesi

NET BİLGİ; EVLENİLMEYECEK ERKEK TİPLERİ


         Gelelim geyikten bir konuya daha, bu sefer konumuz evlenilmeyecek erkekler oluverdi. Hani bir şey olmaz zarar gelmez falan diyor ya hanımlar, değiştiririm özelliğini farkına bile varmaz falan nah olur o hadi başlayalım bakalım...........................

 1. At yarışı oynayan erkek; hemen kaçın bunlar nallar ile kafayı bozmuştur atın kilosunu sıçtığı gübrenin gramı, jokey in karısı ile olan durumunu bilir ama sizin hakkınızda bir bok bilmezler. O vaktin 10 da 1 ini size ayırsalar dünyalar sizin olur ama yalan o inanmayın ömürlük beladır kaçın kurtarın kendinizi.....

 2. Futbol tutkunu erkekler, heyyy siz yazın evlenirsiniz sanırsınız ki hep öyle olacak eylül gelir bide bakarsınız kiii kurt olmuş sizin beybi face, daha bitti sanmayın eylül de tek gün öaç varken günler kısalınca bütün akşamlara döner o maçlar sampiyonlar ligi avrupa ligi türkiye ligi almanya ligi ispanya ligi ingiltere ligi japonya ligi derken milli maçlar da oh diyeceğinizi sanırsınız birde bakarsınız ki karşınızda brezilye ve arjantin ligi çıkıverir. Hadi yaz geldi oh beee bitti bu dert derken karşınızda dünya kupası avrupa şampiyonası oluverir. Kaçın oradan siz ne kadar çok severseniz sevin bir futbol tutkunu erkek ile sakın evlenmeyin derim... Kaçın kurtulun en hızlısından...

 3. Çocukları çok seven erkekler; heyy ne güzel dimi deliriyor çocuk için tam evinin babası dediğinizi duyar gibiyim, yok yok o iş öyle değil; kadınlar ilgi isterler bir erkek elinde bebeği varken ondan başkasına ilgi gösterecek kadar kabiliyetli bir varlık olsaydı, çoktan bunu anlardık hep beraber, onun için sevecek tabikiii çocuğunu ama çok değil, ilk başta karısına nasıl ilgi gösteriyor ise aynen devam etmeli ilişki için aman bundan ne olur ki demeyin kanıtlanmış örnekleri mevcut :)

 4. Bilgisayar oyunları seven erkekler, hiç bir şey demeden kaçın oradan, pes 2015 oynuyormusun gta ile aran nasıl deyiverin online oyunları hiç bile saymıyorum. Hadi saydım anca ruh öküzünüzü bulmuş olursunuz benden demesi... Oyun avcısı erkeklerden hiç mi hiç beklenen eş olmaz lütfen dikkat eyleyin :)

 5.  Spor müptelası erkekler, aman demeyeyim hemen kaçın derim, sabah 6 da kalkarlar oha dersiniz bu ne yapıyor gidip gelir duş alır kahvaltı diye yumurta süt yulaf yer siz kendinizden nefret edersiniz onun sayesinde, programlıdır deli gibi hemde aç kalamaz yediği tavuk balık bulgurken tatlı isteyemezsiniz, öyle gece kaçamakları gündüz atıştırmaları pizzaymış börekmiş patatesmiş yalan akşam olur o koca iş günün ardından o izbandut hali ile en iyi salona gider 1 2 saat daha dalgalanır durur kendi çöplüğünde gelir eve sizin yemekleri de yemez yiyemez. Yine tavuk ton derken ara öğün diye koca meyve tabağını geri çevirir ve kendinide begenir siz kendinizi şişko sanı verirsiniz. Kısa kollu tişörtler il siz hamileyken caka satar falan filan kaçın kurtulun ondan bunlardan hayır gelmez. İlgi çoktur onlara onlar ne kadar uslu olsa da inandıramazlar sizde inanmazsınız falan filan :) bu da kanıtlandı ona göre
 6. Göbekli erkekler, hiç demeyeyim bunlar horlarlar, yer içer osururlar, oturdukları yerden kalkmak için mesai bitimin beklerler, hayalleriniz biscolata erkeği iken bunlar nutella kavanozunu alıp gelirler.  Evdeki bütün çikolataları bunlar yer hep kıtlık havası eser bunların yanında sizin kilo almamanız elde değildir ve hep zayıf kadın severler. Haberiniz ola bunlardan da kaçın kurtulun :)

  7. Anne kuzusu erkekler, bir şey dememe gerek yok sanırsam en sevilmeyen erkek tipi olduğuna iddiaya girerim. Erkek dediğin kalıbı gibi olacak öyle karaktersiz sokak orospusu gibi değil, adam diyecek gören bakan duyan var mı başka bir şey isteyen, hafif meşrep erkek mi olur yaaa...

  8. Yalnız yaşamamış erkekler, bunlar diş macunu başından sıkan, söküğünü dikemeyen,  iki yumurtayı kıramayan, elektronik deyince teknoloji olarak anlayan, kendi suyunu alamayan, elmayı soyayım derken elmayı yok eden, buzdolabını kendine ait sayan, kraliyetini kendi evinde sanan zümre, çok yol katetmeleri gerekir, bunun içinde hiç yaklaşmayın derim çorabını nereye çıkarması gerektiğini bilmeyen birisi ile aynı evi paylaşmak aman yarabbim:)

 9. Arabası ile kafayı bozmuş erkekler, deneyin derim, demeyin bunda ne var diye, bir düşünün sizden değerli mi diye, pazar günleri arabasını yıkayan bir erkek ile evli olmayı dilediniz mi hiç, arabasına 1000 TL lik ses sistemi alıp size bir doğum günü hediyesini çok gören, her hafta çiçekli araba kokusu alıp size bir kere çiçek almayan bir erkeği düşlediniz mi :)

 10. Korku filmi sevmeyen erkekler, hişt bende sevmiyorum der gibisiniz, heyyy ne korkulu günler geceler geçireceksiniz hadi siz korktunuz pıstınız hani nerede kafanızı koyacağınız o hayalinizdeki gögüs :)   Her ya korkulu regl sancıları, korkulu hamilelik komplo teorileri, korkulu kayınvalide kabusları hepsine gögüs germeli erkek dediğin he olmaz mı :)

   Eeeeee; daha çok yazarım eminim bundan ama siz şimdi diyorsunuz ki, eee biz kimin ile evleneceğiz :) basit bir cevap bu işte; AŞIK OLDUĞUNUZ KİŞİ İLE EVLENECEKSİNİZ TABİKİ
o zaman hangi özelliğinin iyi kötü olduğunu nerden bileceksiniz ki, aşk olsun gerisi olur siz rahat olun... oda size aşık olsun varsın en güzeli yoksa ya sizin hayatınız yalan ya onun hayatı yalandan ibaret olur. Siz siz olun kime aşık olursanız onun ile evlenmek için çırpının der BEZELYE :)


28 Mayıs 2015 Perşembe

HANGİ VÜCUT TİPİNE SAHİPSİNİZ



              Ne yaparsam yapayım kilo alamıyorum, ne yaparsa yapayım zayıflayamıyorum, bir türlü vucut şeklim üçgen olmuyor, obliklerim çıkmıyor, gögüslerim irileşmiyor, karın kaslarım belirmiyor, omuzlarım çok dar, kollarım bu kadar çalışmaya incecik, bacaklarım milletin kolları kadar... Bayanlar için kollarım sallanıyor, bacak içlerim darmadağın, kilo kontolünü sağlayamıyorum, ne yesem yarıyor, çok cılızım, vücudum kadınsı değil çocuk gibi, 2 gün yedim mi yağlanıyorum vs vs. işte bunların sebepleri yapılması gerekenler neler hadi bakalım bilgiye doğru uzanalım. :)

              İşte bu sefer ki konumuzda bu arkadaşlar hangi vucüda sahibiz ve ona göre ne yapmamız gerekiyor. Başlayalım ne dersiniz.....


               3 ana vucud yapısı vardır. Bunlar EKTOMORF, MEZOMORF ve ENDOMORF olmaktadır. şimdi bu isimleri tek tek ele alalım ve hangisiyiz bilelim ne dersiniz.

                       

  EKTOMORF VÜCUT TİPİ....

     Ektomorf, tipik sıska çocuk oluyor. Ekto’ların küçük eklemli, ince kaslı ve hafif bir yapıları vardır. Genellikle incecik kaslarla kaplı uzun,ince kollara ve bacaklara sahip olurlar. Omuzları ise  ince ve dar görüntüdedir.
Ektomorf’ların tipik özellikleri:
•­­­­­­­­­­ Küçük, ‘narin’ bir beden ve kemik yapıları vardır.
•­­­­­­­­­­ Dümdüz bir göğüse sahiptirler.
•­­­­­­­­­­ Küçük omuzları vardır.
•­­­­­­­­­­ Kilo almakta zorlanırlar. •
Hızlı metabolizmaları vardır. Kilo almak, Ektomorf’lara­çok zor gelir. Kalorileri çok çabuk yakan hızlı bir metabolizmaları vardır. Ekto’ların, kilo almak için yüksek­miktarlarda kaloriye ihtiyaçları vardır. Antrenmanları, büyük kas gruplarında odaklanan kısa ve yoğun çalışmalar şeklinde olmalıdır. Takviye ürün kullanmaları kesinlikle tavsiye edilir. Gece boyunca kas katabolizmasını (yıkımını) engellemek adına yatmadan önce yemek yemelidirler. Genelde, kaslarının yeniden incelmesini kolaylaştıracak şekilde çok çabuk yağ kaybederler.

Mezomorf ­Vücut Tipi ( ŞANSLI GENLERE SAHİP OLANLAR )

Mezomorf’ların iri kemik yapıları, iri kasları ve kendiliğinden atletik bir yapıları olur. Vücut geliştirme için en uygun­vücut tipidir. Kilo almak ve vermek onlar için oldukça kolaydır. Doğal olarak kuvvetli olduklarından kas yapmak için harika bir temele sahiptirler.
MEZAFORM VÜCUT TİPİ
•­­­­­­­­ Atletik yapıları vardır.
•­­­­­­­­­­ Genelde sıkı bir vücuda sahiptirler.
•­­­­­­­­­­ Belirgin kasları vardır.
•­­­­­­­­­­ Dörtgen biçiminde bir vücuda sahiptirler.
•­­­­­­­­­­ Güçlü yapıları vardır.
•­­­­­­­­­­ Kolayca kas yaparlar.
•­­­­­­­­­­ Ektomorf’lardan daha kolay yağ kazanırlar.
Mesomorph vücut tipi, ağırlık antrenmanlarına en iyi yanıt veren vücut tipidir. Kazanımlar; özellikle de yeni başlayanlarda genellikle kısa bir sür zarfında görülmeye başlanır. Mesomorph’ların zayıf tarafları, ectomorph’lara kıyasla daha kolay yağ kazanmalarıdır. Bunun anlamı, kalori alımlarına dikkat etmek zorunda olmalarıdır. Genelde mesomorph’lar için en iyi antrenman şekli ağırlık çalışmalarıyla kardiyonunkombinasyonudur.

       

Endomorf Vücut Tipi

Endomorf­vücut genelde sağlam ve yumuşak olur. Çok kolay yağ kazanırlar. Kalın kollara ve bacaklara sahip kısa bir yapıları vardır. Vücudundaki kaslar, özellikle de üst bacakları güçlüdür. Squat gibi bacak egzersizleri onlara kolay gelir.
Endomorf’ların tipik özellikleri:
•­­­­­­­­­­ Yumuşak ve yuvarlak vücut hatları vardır.
. •­­­­­­­­­­ Kası da yağı da çok kolay kazanırlar.
•­­­­­­­­­­ Genelde kısa olurlar.
•­­­­­­­­­­ Yağ kaybetmekte zorlanırlar.
• ­ ­ ­ ­ ­ Metabolizmaları yavaştır.
•­­­­­­­­­­ Kaslar çok belirgin değildir Endomorf’lar, iş antrenmana gelince kolayca kilo alırlar.
Maalesef bu kiloların büyük kısmı kas değil yağ olarak depolanır. Yağ kazanımını minimumda tutmak adına Endomorf’lar, ağırlıkla birlikte her zaman kardiyo da yapmalıdırlar. Diyetlerinde yüksek protein alımına ihtiyaç duymadıkları zaman takviye kullanmazlar.

Yukarıdaki Vücut Tiplerinin ­Arasındaysanız

Bu vücut tipleri, değişmez değildir. Aslında çoğu kişi bu vücut tiplerinden ikisinin bir kombinasyonuna sahiptir. Bu kombinasyonlar; Ektomorf / Mezomorf ­şeklinde olabileceği gibi Mezomorf/Endomorf biçiminde de ortaya çıkabilir. Mesela bir Endomorf­ gibi kilo alan saf bir Mezomorf ile karşılaşmak çok sıradışı bir durum değildir. Vücut tipinize uyacak biçimde diyetinizi ve antrenmanlarınızı da düzenleyebilirsiniz. Son bir nokta olarak, vücut tipiniz ne olursa olsun iri ve definisyona girmiş kaslarla dolu sağlam bir vücuda sahip olabileceğinizi ifade etmek isterim. En zayıf kişiler bile kilo alabilir. Evet, bu diğerlerine göre daha zor olabilir ama eğer sıkı çalışma iradesini gösterirseniz her istediğinizi yapabilirsiniz.­

8 Mayıs 2015 Cuma

Yüzyılın Bitkisi Çörek Otu FAYDALARI (Nigella Sativa )

'' ÖLÜMDEN BAŞKASINA ŞİFADIR'' HADİSİ BİLE VAR SEN NEDEN DURUYORSUN

Faydası dokunsun dedi Bezelye,



        Size öyle bir bitki hakkında bir şeyler diyeceğim ki azınız açık kalacak.... Belki saymak ile de bitmeyecek faydaları ama ben bildiklerimi sizler ile paylaşmayı huy edinmiş bir bezelyeyim nede olsa der ve bu inanılmaz bitkiyi açıklamaya başlayabilirimmm.


         Türkçeye Çörek Otu diye çevirmişler uzun yıllar çöreklerin böreklerin üstünde peyniri patatesten ayırmak için kullanılmış ama son yıllarda araştırmaların vermiş olduğu bilgilerden sonra keşke o börekler çörekler yerine çörek otunu  yeseymişiz dedirtiyor fırlama bitkiii...

            Çörek otu, %21.
protein, %38 karbonhidratlar ve %35 bitkisel yağlardan oluşur. Nigellon, thymoquinon, linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenyum, fosfor, A vitamin, B vitamini ve C vitamini içerir.

             Böyle bilimsel bakmaya gerek yok konuya gelelim neler veriyor biz kullanıcılaraaa.....

1. Bağışıklık sistemi, vücut sağlığının en önemli direnç mekanizması ve ne kadar güçlü ise hastalığa yakalanma ihtimalimiz o kadar az olur ve çörek otu tamamen bir bağışıklık sistemi kurtarıcısı,
2.  Kadınlar ve erkeklerin korkulu rüyası meme kanseri ve prostat kanserlerini yavaşlatacı etkisi kesin olarak kanıtlanmış durumda.. Bu demek oluyor ki bir kaşık yazın günde
3.Karaciğeri koruyucu ve iyileştirici özelliği bulunmakta eee ne kadar iyi bir ciğerimiz varsa o kadar parlarız bunu da yazalım kenara
4.Akne, sivilce, uçuk gibi iltihaplı yararın oluşumunu engelliyor.. Eee herkes prüzsüz olmak istemez ki
5. Bronşit,  astım, alerjik semptomların oluşumunu engelliyor.. Çok büyük şikayeti olan bir ülkeyiz alt tarafı bir kaşık...
6.  Yediklerimiz içtiklerimiz midemize büyük problemler açmakta işte buna bile faydası var çörek otunun mide zarının kuvvetlenmesini sağlıyor.
7.Kalp sağlığına yol açan bazı hormonların alındıktan sonra yarı yarıya düşmesini sağlıyor. Anlayacağız kalp sağlığı için inanılmaz faydalı,
8.Eeee etraflarda duyumlar alıyorum 20 yaşındaki gençler ilaçlar il cinsel güçlerini arttımaya çalışıyorlarmış buna bile kesin çözümü var çörek otunun cinsel gücünüzü tavan yaptırıyor. Bu kanıtlanmış bende kanıtlamıştım :)
9.Safra kesesi için bile idrar söktürücü özelliği vardır daha ne diyeyim.
10. Hormon bozuklukları için ruhsal semptonlar için bile faydaları  kanıtlanmıştır.
11.Hep yorgunuz dimi al bir kaşık çörek otu bak neler oluyor.
12.Şeker hastalığı son zamanların en büyük problemi ama bunu da çözüyor çörek otu kan şekerini düzenleyici etkisi bulunmakta daha ne duruyorsun alt tarafı bir kaşık
13.Gece çok fazla alkol aldın ertesi gün hapından sonra al bir kaşık çörek otu ( alkol etkilerini en aza indirir )
14.Nasıl mı tüketmeli evet bunu da sorarsınız dimi tadı biraz acı öyle kaşığı cumburlop ağzına boşaltınca bir daha yemesem olur mu diyebilirsiniz. Benim önerilerim; yoğurt un içine konabilir, salataya eklenebilir, yumurtanın üstüne serpilebiliir, yulaf ile karıştırılabilir vs..


                 Söz dinleyin dinlemez iseniz adres verin gelip döveyim hani o da yetmez derseniz 24 saat boyunca Ajdar şarkısı dinlemek zorunda kalırsınız diye beddua edeyim en iyisi...

                                                                                   BEZELYE KAÇAR.....:)
                                                                                                   İMZA



                                                                                       SAĞLICAK İLE KALIN

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Basit Canlılar Biz Erkekler




  Erkek Nasıl Bir Kadın Mı İster ?

    Evet, başlasın oyun ilk başta çocukluk yaşlara inmeliyiz Erkeği anlamak için; kapatın gözlerinizi hem burada istisna falanda yok ona göre rahatız yani...
    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 way anasını değişen hiçbir şey yok. Erkek ilk yürümeye başlarken ne ise 18. yaşından gün alana kadar aynı ne yaparsa yapsın yanına kar kalıyor. Gülünüp geçiliyor geyiğe döndürülüyor sohbet, evin yakışıklısı, mahallenin zamparası, anasının kuzusu, basının rol modeli, dedesinin o yaşlardaki hikayelerinin kahramanı süperman ile batman karakterleri ile büyüyor hep bir kahraman, sanırsın ipten alacak milleti, bak kızlara hep onları birisi kurtaracak nerede kadın kahramanlar bana Zeyna dan başka kadın kahraman gösterebileniniz var mı ! Hızlı ve öfkelide ki gençler ile büyüyor. En büyük başarısı bitirdiği savaş oyunları, sohbete gerek yok bile, küfür onun için lugat halini alıyor.  Spor ile kendini olgunlaşmış hissediyor en sevdiği yazar Erdil Yaşaroğlu ona göre yazar tabikiii. Kitap nedir bilmiyor. Bilsede aklına sokamıyor çünkü ergen beyin  başka tarafta çalışıyor. Tek bildiği önünde uzanan canavar dedikleri ama can yoldaşı olduğu boru biçimli kafadar da.... İyice gözünde büyütüyor onu 10 cm. iken 25 çıkıyor anlayın durumu 3 katı hikayesi buradan geliyor. Eve geç gelme, ne giydin kimin ile takıldın derdi yok. Herif doğuştan boru ama önündekinin ne için çalıştığını anladığı andan itibaren bu durum ile onun çalışma prensibinin aynı olmadığı varyasyonu yolun sonuna gelmiş ama yanlış yolun sonunda olduğunu anca anlamış bir yarışçı gibi kısadan bir yol veya bir hile düşünmeye başlamak ile geçiyor.

         İşte olay burada başlıyor erkek ırkında.... Aman dikkat işte şu an kuş misaliyiz bizim kanatları civciv gibi olan millette.. Eee uyanık bir avcı geldi mi kapıp götürüveriyor ve bir güzel geliştiriyor bu bıçkın delikanlıyı oh sana mis gibi törpüleyeceğin erkek.. Sen nasıl açarsan hamuru olur sana baklava börek derim. En iyisi ilk kez tadanlardadır diyenlerdenim.
   
         Ama denedi denedi olmadı işte az çok yolları da öğrendi ve  işte asıl tehlike şimdi başlıyor. Erkek gelişimi 25 ten sonra başlar ve hala bekar ise kaç kaçabilirsen derim. Hele ki 30 falan olmuşsa gezerek tozarak biraz etrafa bakarak oldu mu sana Kurt ırkından bir Adem soyunun delikanlısı.....

         Eeeee bundan sonrası esas hikaye; ve gelelim sorumuza Erkek Kadınlardan Ne istiyor....

1. Kadın erkeği sıkmayacak bu öncelik, bir bok yapacağımızdan değil de işte hani öggür ya 18 e kadar gene öyle sanacak ama ip sende olsun onun önemi yok o öyle sansın ona yeterliii.
2. 2 foto begendi diye naz yapmayacaksın mesela 2 kıza baktı diye gözünüde oymayacaksın gerek yok. Neden mi sen her şeyi gizli yaparken o alışmış ulu orta işemeye ne yapsın.. Bırak alt tarafı bakar ama sen gözünü oyarsa bir daha yapmaz değil senin yanında yapmaz bu daha da tehlikeli aman dikkat..
3. Pohpohlanmaya alışmış erkekler, sen ona iki kelam et köpeğin olur benden demesi, mesela çok güzel yemek yapıyorsun de, eee kendine kıyağında olsun masajında müthiş de, biz bu hafta senin dediğin yere gidelim de sansın ki onun dediği olacak sen gene hafta içinden hazırlarsın programı,
4. Poster gibidir erkekler, duvarda iyi durur ama sıkılırsın çünkü yenilemez kendini ama kadından bekler yeniliği saçını değiştirsin süpergirl gibi her işe yetissin ister anneden alışmış tabiki yemek ayrı, ütü ayrı, temizlik ayrı, ilgi ayrı görmeyi eee o da senden bunu bekler, kendini super kahraman sanan birinin super kahraman ile birlikte olmak istemesi normal durum tabiki...
5. Elinde illa bir şey tutacak erkekler,  ya bu önündeki boru olacak, ya tesbih, ya playstation kolu, yada bir hatunun eli, alışmış küçüklükten beri elini bir yerlere sarmaya sen ona ince belini uzat ki anlasın gerçek sıcaklık nerede.
6. Erkeklerin en önemli özellikleri alışkanlıklarıdır. Bakınız dikkat edin belki etmişsinizdir de, alışkanlıklarımıza körü körüne bağlıyızdır. Eeee ne yapacaksınız alışkanlığımız olacaksınız zorda değil yanınızda rahat olalım başka bir şey istemeyiz.( Az şeyde değil tabiki)
7. Mutfağın iyi ise 1 0 öndesin, güzel dilli isen oldu sana 2 0 , az biraz futbol denen şeyden anlıyorsan aldın handikabı gittin. ( Handikap ne ki diyorsan oldun hükmen mağlup )
8.  Kaçan kovalanır evet bu doğru ve çok doğru ama işi abartmayın dünya kalabalık erkeler çok seçici değildir siz kaçarken o yönünü değiştirmiş olabilir :)
9. Evlilik muhabbetine sizin gibi bakmıyoruz bunu anlayın derim. Sargı bezi koydurmayın çocuğun kafasına...
10. Biz kolay lokmayız evet buda doğru, ama siz ne kadar büyük bir parça ısırabilecek kadar kabiliyetlisiniz bunu sakın unutmayın :)
                   
                             Bezelye gene sallar bir gece yarısı, siz okumayın ben yazmaya devam ederim.....

30 Nisan 2015 Perşembe

Günümüzün Kadınları Nasıl Bir Erkek İstiyor Sorusuna ......









  • Gerard Butler ( Not Seni Seviyorum ) gibi öldükten sonra bile kadının hayatının düzene girmesi için elinden geleni yapsın, vay anam beee

  • Kıvanç Tatlıtuğ ( Kelebeğin Rüyası ) aşkı uğruna şiirler yazsın içi kan ağlarken yinede bütün yüreği ona baksın...
  • Mehmet Günsür ( Aşk Tesadüfleri Sever) gibi hasta olsa bile sevdiği için ömrünü feda edebilecek kadar sevsin sırılsıklam aşık olsun...







  • Brad Pitt gibi doğuştan yakışıklı olsun diyorlar, Koy cebime.... Fight Club daki gibi seksi olsun istiyor, iste birazda benim için iste...
  • Russell Crowe ( Gladiator ) gibi sadık aşkın adamı olsun istiyor, hee oldu oda toprak olsun.
  • Keanu Reeves ( speed ) gibi aşkı adına ölüme meydan okusun, yürü be oğlum...
  • Leonardo Di Caprio ( Titanic )gibi ölecegini bile bile kadını için ölümünü hazırlasın..

  • Ryan Gosling ( Notebook ) gibi, 30 yıl sevdiği için beklesin beklesin dursun, çüküabbas
  • Kıvanç Tatlıtuğ ( Kelebeğin Rüyası ) aşkı uğruna şiirler yazsın içi kan ağlarken yinede bütün yüreği ona baksın...
  • Jamie Dornan ( Gri'nin Elli Tonu ) gibi, tutkuları olan paranın oyuncak olduğu bir adamın sıradan bir kıza hayatının her köşesini açmasını ister, hee bide dolma yapsın sana
  • Cem Yılmaz 8 ( her hali ) gibi her hali komik olsun senin canın hiç sıkılmasın istiyor,
  • Edward Norton ( Sihirbazlar ) gibi olağanüstü güçleri olsun sizin içinde bunları kullansın istiyorsunuz oldu ütüde yapsın...
  • Spartacus gibi karısı uğruna koskoca Roma' ya kafa tutsun istiyorsunuz. Tamam onu da hallederiz.
  • Wikingler Ragnar gibi akıllı yakışıklı kuvvetli azıcıkta çatlak olsun istiyorsunuz dimi...
  • Suits in yakışıklısı Gabriel Macht gibi zengin zübbe kaliteli takımlar giyen ve tabiki yakışıklı olsun istiyorsunuz...


  • Arrow'un bıçkın delikanlısı Stephen Amell gibi doğustan zengin ama aşık süper kahraman ve tabiki yakışıklı güçlü vs.. demeyeyşm Bir şey :)
  • Alacakaranlık efsanesindeki delikanlımız olan Robert Pattinson'ımız gibi yaşlanmayan gücünü kimsenin bilmediği, aşkın sınırlarını tanımayan, zengin yakışıklı oooo banada banda :)
  • Tom Cruise ( Top Gun) gibi motora binen jet kullanan bir o kadar yakışıklı olan karizmanın dibi ama aşkı içinde dünyaları yakan bir adamda olsun dimi ....
  • Enrique İglesias gibim yaşlanmayan sesi ve bebeto halleri ile canda yaksın bideee ses vermişler vay anam.. Daha dahaaaa
  • Vin Diesel gibim hızlı ve öfkeli olsun çirkin ama vucud yapsın bıçkın karizmatik ama tek kadınla yetinen erkek olsun olsun .....tamam tamam olsun ...



  • Kenan İmirzalioğlu gibi, tek yumrukla bütün orduyu yere sersin aşkı için dağlarıda sersin şiirde yazsın yine tek kadına aşık olsun aşk adamı canım yaa sorun yok...
  • Burak Özçivit gibi her dizide oynadığı bayan ile aşk yaşasın sadece onun gözlerinin içine baksın bıyıkları ile pepsiyi bile kendine hayran bıraksın... Cola zero derim başkada demem...

bla bla blaaa daha neler neler yazarım ama şimdilik yeter eee kadınlarımız hani nerede metrobüs e binen, eski ama klasik olmayan arabalar kullanan kredi kartı derdi olan geçmişi sorunlu olan ailesinde dertleri olan, eskisi yarası sızısı olmayan, çirkin tipsiz çıt kırıldım erkekler nerede ( dünyanın yüzde 98 indeki erkekler böyle bence )
Ne olduğumuzu bilelim derim ben inanmayın bu filmlere dizilere geçin bunlar etrafınızdakikere azıcıkta olsa bakın der Bezelye sizlere:......

Şimdilik bu kadar saçmalamak yeter...

25 Ocak 2015 Pazar

ÇAY DEYİP GEÇMEYİN BİR DİNLEYİN...


   Bezelyelerim neler neler yapıyorlar acaba, hepsinin aynı dünyada başka dünyaları olmasına karşın birbirine yakın hikayeler yaşıyoruz ama sonuç olarak hepimiz bir bardakta olsa o çaydan içiyoruz...

   Evet bugünkü karalamam çay üstüne hadi bakalım katlanıverin bana..

    Çay deyip geçmeyin;

    - İlk önce bardağı ince belli olacak, ağzının kavisleri ilgi uyandıracak, dışı böyle ise içinde neler vardır dedirtecek,

    - Bardak altlığı renkli olacak öyle çok renkli değil beyaz ve kırmızı o renkler tutkumuzu anlatacak,

    - Eee şekerli iç içme kaşığı gelecek yanında elinde tutmak isteyeceksin her defasında,

    - Rengi mi dedi birisi öyle uzaktan gelirken baktıracak kendine ama o hiç mi hiç bakmayacak başkasının masasına,

    - İçi dışı bir olacak dışardan ne kadar güzel ise içide bir o kadar olacak,

    - Dumanlı olacak hep bir gizem taşıyacak her endamında,

    - Dudağını ilk değdirdiğinde yanacak hemen çekmek isteyeceksin ateşinden ama yapamayacaksın,
 
    - Tadı mı ne acı ne tatlı olacak böyle bir demlik içeçek gibi gelecek başka birşey atmayacaksın ne şeker ne limon sadece onun tadı olacak ağzının her yerinde,

    - Bir fırt çekince soğumayacak hep ilk andaki gibi sıcak olacak,

    - Bardağı elinle kavradığında narinliğini hissedeceksin ama o sıcağa dayandığında da gücünü bileceksin,

    - İkinci bardağı istediğinde aldatmayacaksın o ilk bardağı buna doldurun diyeceksin ki bu onun tek dileği olacak,

    - Belki ilk değil ama sonuncusu gibi içeceksin onu yavaş ve emin,

    - Kokusu senin kim olduğunu unutturacak sana, böyle dudaklarına burnunu koyup gözlerini kapamak isteyeceksin,

    - O gözleri kapadığında nerede içtiğinin önemi olmayacak o çayı, çünkü seni ister kız kulesine ister Galata'nın tepesine, Eminönü'nün sırtlarına yada Ortaköy'e götürecek yeter ki sen onun ile gitmek iste.

    -  Yalnız olduğunda gözünü ayıramayacaksın bardaktan çünkü o senin tek sıcaklığın olacak her dokunuşunda,

    - Eee tabi bitsin istemeyeceksin çay deyip geçmeyeceksin şekersiz içecek adam gibi seveceksin ki mideni bozmasın bir daha istediğinde hayır demesin sana.....

    der, Bezelye keyfiniz her zaman olması gerektiğinde fazla olsun dünyanın insanları.....

11 Aralık 2014 Perşembe

Sigaraya karşıyım, içime çekeceksem bu sevdiğimin nefesi olmalı,


Sebebi olsun olmasın güzel dursun durmasın ben karşıyım,

- Vapurun iskeleye bağlandıktandan sonra inmeye karşıyım, orada bile heyecanın yoksa oooo

- Hava yağmurluyken evde oturmaya karşıyım, bir şekilde ıslanmak varken,

- Çayın sıcak içilmesine karşıyım mesela içimi yakacak başka şey varken çaya mı düşmüş o,

- Kadını hissetmeden öpmeye karşıyım, dokunmak bile tüyleri diken diken ederken bide öpmeyi öpebilmeyi düşünsene yaaa,

- Kitabı bitirmek için okumaya karşıyım, ben en sevdiğim yerinde dursun isterim hayat,

- Geceyi uyuyarak geçirmeye karşıyım, yapacak bir sürü şey varken, aklın nereye kaydı desem,

- Ağlamayan erkeğe karşıyım, öyle salya sümük değil adam gibi tabiki.

-Hava güneşliyken şezlonga uzanmaya karşıyım, sen hiç yağmurluyken denedin mi bu hazzı, böyle damla damla yağar tenine için ürperir ulu orta,

-Kahve içmek için sebep aramaya karşıyım, gel senin bardağın olayım demek isteyen birinin hadi bir kahve içelim demesi gibi,

- Birileri bir şey der diye ulu orta sevişememeye karşıyım,

- En güzel zamanları para peşinde koşarak geçirmeye karşıyım, zaman tek ulaşamayacağımız birim sonuçta,

- Zenginlerin kendine müslüman olmalarına karşıyım, Ateistmisin kardeşim,

- Yaş farkına karşıyım, banane yaştan, kimliği ile mi el ele tutuşacağım,

- Yalana karşıyım, hele ki gözünün içine bakan birinin yalanına,

- Poster asmaya karşıyım, git sevdiğinin resmini as kardeşim,

- Spor salonuna karşıyım, spor için yer zaman mı gerek, git seviş en güzeli,

- Askerliğe karşıyım, ben mi kurtaracağım memleketi gitsin akp kurtarsın,

- Yalnız uyumaya karşıyım, mezarda yeterince yalnız kalmayacakmıyız, sert oldu ama öyle,

- Arabaya karşıyım, sarılarak yolculuk yapmak varken neden başka koltuklara oturalım ki,

- Giyinik uyumaya karşıyım, ten tene uyumak varken,

- Sıcağa karşıyım, benim ısıtmadığım ortamın ne zevki olabilir ki,

- Dudak kurumasına karşıyım, gel ben ıslatırım,

- Sosyal ağlara karşıyım, hadi gel biz sosyalleşelim,

- Peynire yalnız karşıyım, gel rakı ile beraber kaybolalım,

- Deftere karşıyım, gel tek tek sayfalara yazalım,

- Fişlemeye karşıyım, ulan dölümüz bile fişli bu saatten sonra,

- Tatlı yemeye karşıyım, tatlı bir sohbet varken tatlıyı ne yapayım,

- Manzaraya karşıyım, benim manzaram yanımda olacak kardeşim,

- Gögüs kasına karşıyım, dayanacak mis gibi bir baş olmadıktan sonra,

- Sevgili ile gidilen sinemaya karşıyım, bana sen lazımsın sinema değil,

- Hediyeye karşıyım, ben ona o bana hediye olmuş yetmez mi,

-Sığ sulara karşıyım, boğulacaksan derin suda boğulacaksın,

- Ağlayan kadına karşıyım, kadın dediğin canlı gülecek, yüzünde güller açacak,

- Ruja karşıyım, bana safi dudak gerek,

- Tv izlemeye karşıyım, hatunumun boynunu izlemek varken,

- Masaja gitmeye karşıyım, kendi salonumuzu açalım olmaz mı,

- Duble yola karşıyım, bana duble rakı gerek,

- Tuzlu fıstığa karşıyım, bomonti var ise fıstığı alırım,

- Galata ve Kız Kulesine hatun ile gitmeye karşıyım, İstanbul'a aşığım,

- Alarma karşıyım, gerçek sebepleri olmalı insanın uyanmak için bak gör kim önce kalkıyor o vakit,

- Sigaraya karşıyım, içime çekeceksem sevdiğimin nefesi olmalı,

- Öz geçmişe karşıyım, birinin gözlerinin içine bakarak anlayamıyorsan neye yarar ki sayfalar,

Not:  Karşıyım neye nasıl olduğunun önemi yok sadece ben olduğum için karşıyım belkide ne fark eder ki .... Hayat karşı görüşlerin birleşmesi değil mi sonuçta...





18 Kasım 2014 Salı

KOCA ŞEHİR YALNIZLIK KOKUYOR

             

                 Kadın, usul usul eğilir adamının kulağına, dile benden ne dilersen diye açıp kapatır ıslak dudaklarını,
                Adam, gamzesi ile birlikte güler boynuna kokusu sinerken kadınının ve haykırır içine içine hayal kuralım mı diye;
                Kadın hisseder, gerçeği yaşamak varken demeye varmadan durur, tüyleri bile korkar  adamın anlatmak istediğinden içine kor ateş düşer, adam gerçek bize acı gelir biz anca hayalini kurarız der ve midesine oturur kendi sözleri bile dudağı bükülür gözleri fazla mesai yapar.
                 Kadın atmadığı kadar hızlı adım atar adamının yanına göğsünün üstüne koyar ıslak yanaklarını, onun için yapabileceklerini düşünürken gerçekliğin ne kadar acımasız olduğunu kalbinin atışı bir kere daha yüzüne vurur.
                Adamın o kokusu o gözündeki birikintilere o küçük elleri dayanamaz kadının duası olmak ister her anı olsun der içinden titreyerek, adam bakar gönlünün sahibine  iyice çeker kendine kadını hıçkırır kadının o küçük ellerine, ellerini tutar o gece ilk ve son kez bakabilir belki de kadınına o da emsalsiz parmaklarındaki yüzüğe olur. Kadının içine içine akar bu bakış dayanamaz daha fazla bırakır selleri nehirleri debisini kimsenin bilmediği taşkın suları,
                Dik durmanın zamanıdır olmadığı kadar dik durmanın ikisine de öyle öğretilmiştir.  Zaman mekan fark etmez, ayrı kalırlar koca şehrin ıssız köşelerinde hayat bunu ister onlardan bazen hayal bile kurdurmaz, çok görür onlara (belki de hepimize...)
                Bundan sonra erkeğin büyük yalnız dostları olur. Yağmur ne anlatırsa dinler onu, rakı kadeği boş ya da dolu en kadim dostu olur, kitaplar sessizliğin kütüphanesi oluvermiştir belkide nemden kıvrılmışlardır, çay sevdiği kadının dudağı gibi gelir ve onun için en demlisinden demler her fırsatta, kahve sevdiği kadının teni oluverir şeker ya da süt koymaz, kıyamaz onlar ile paylaşmaya ama en acısı da sığınacak limanı yoktur artık koskoca okyanusta çapasız dümensiz kayıptır bundan sonra,
                Kadını ise duvarlar ile konuşur küçük biblolara sempati duymaya başlar, en sıkı dostu nutella kavanozu olmuştur bitenleri bile saklar belki geri dönerler diye, kahve makinesi alır hemen en yenisinden her seferinde bir fincan da ona yapar yıkar onun fincanını bir kere içti diye hep içer sanır, saçlarını bilmediği modeller ile tanıştırır, sadece rengi güzel diye ayakkabılar alır numarasını bilmediği, kaldırdığı ayıcığı yeniden yatağının yanına alır ama o eskisi gibi değildir...

               Sonuçta iki yaralı kalp hayata tutunur, geceleri sabahları birbirlerini düşündükleri zamanları çıkarınca geriye çok bir şey kalmaz (hiç bir şey kalmaz) ama sadece onlar bilir bunu çünkü öyle öğretilmiştir hayalini kuracakları hayata bile mutlu rolü yapmaları....

                                                                                                 BEZELYE EMRİLYO

27 Aralık 2013 Cuma

SONS OF ANARCHY

                                                               SONS OF ANARCHY


     Bu ara ne dersem diyeyim her iki lafımdan biri bu karakterlere dayanmakta... Son 18 ayda beni eve bağlayabilen  tek kuvvet olmalarını mı anlatayım yoksa geriye sadece 4 bölüm kalmasını mı bilemiyorum ama bu diziye karşı büyük duygularım oluştu ve büyümeye devam edeceğe benziyor.  Ne mi isterim bir diziden öyle her şey olsun içinde ama tadında kalsın çok sallamasın hele ki karaktert olayı varya tavan yapsın cuk otursun ve o adamları başka türlü düsünemeyeyimm.


 Eeeeee bir de o muhteşem Harley leri gözümüzün içine sokunca kullanmaktan aldıığım hazzı anlatamadığım motorumun ilerde bu hallere geleceğinin garantisini vermiş oluyor bana............

     Adamlar yapmış be abi dedirtiyorlar ve tabiki artık çok zor bulunan dostluk temasının üstüne basa basa ilmik ilmik işliyorlar tabiki kime göre dostluk orası ayrı bir durum.....
Küçük bir motor çetesi gibi gözüken arkadaşlar hem tarzlar hem de fazla cesurlar gerçi cesur demek bile bu arkadaşlara ayıp ama neyse biz diyelim de siz izlemek istersenin anlarsınız sonundaa...

   Aaa bir tane annemiz var dünyaya bedel ne ister kimden ister belki siz anlarsınız diyorum benim 6 sezon oldu hala anlayabilmişliğim yok ne de olsa...

Sons of Anarchy
 Jack Teyler adamın dibi; öyle bir değişim geçiriyor kii vay be dedirtiyor kardeşimiz her harikati kul çocugun ve yürek kömür gibi süper karakerr...

Benim adamım Opeii; sen nasıl iyisin ya senden bir tane olsa direk kızıma verirdim. Kızım yok ama ne de olsa böyle de adam yok etrafta...

Clay; sorunlu pezevengin teki bakalım ne olacak sonunda göya başkan ama neremin ( biraz terbiyesiz oldu ama bi diziyi zileyin derim)



    Unuttum sanmayın müzikleri ne istemiştiniz hepsi dibine kadar mevcut dağılmak mı sonuna kadar, sarılmak mıı olmaz mııı .... Bütün müziklerinin tutkunu oldum karakterlerin oldupu gibi.... Deplayy sen nesin be dayıcım konuyu kapatan adam seni nasıl olmuşta yazmışlar onu bşr türlü anlamış değilim de neyse nerden çıktın sen böyle..................................................................................................................................................


Motor candır der çeker giderim bezelyelerim



 


6 Eylül 2013 Cuma

KADINLAR NE İSTER



        Farkındayım başlık biraz sert oldu ama bu konuda bayağı bir sert olunca yazmadan edemedim aklımın ucundan düşecek neredeyse yazı ve baktım olacak gibi değil yazayım dedimdi ama sanmayın bu kendini beğenmişlik durumu değil sadece aptala malüm olur hikayesinden alınmadır.......


       Bu yazıyada başlıkla başlayalım dedimdi ve KADINLAR NE İSTER i başlatalım bakalım....

       Dünyanın oluşumundan beri kadına içgüdüsel olarak yüklenmiş hisler var ve bu hisleri ne kadar ileriye atmaya çalışsa da ne kadar görmemezlikten gelse de sonuç olarak içgüdüleri bu oluşumu destekler durumda...
Bunlardan ilki ve en az baskın olanı dikkat çekmek yeni dünyanın oluşumu ile bu belirgin bir durum alır oldu ama her kadında böyle değil tabi ki ve onun içinde çok bu maddede takılı kalmıyorum. 2. si güven duygusu Taş devri zamanlarından beri güven bir kadının olmazsa olmazlarından biri ve buna hakta veriyorum. Korunma içgüdüsü ama tabi ki yeni dünya buna da büyük bir ket vurur durumda çalışma hayatı ve maddi durumun kadınların tarafında değişmesi ailelerin güvenilir olarak kadının arkasında duruşu bu maddeninde yavaş yavaş çürümesine neden olur durumda çünkü artık kadın kendine güvenir durumda...

       Ama gel gelelim belki aile baskısı belki çevre etkenleri belkide yapısal olarak içten gelen baskı 3. maddeyi belki de 4. maddenin yolunu açtığından dolayı 3. maddeye öncelik verir durumda.. Evlilik hişttt sakın beni kandırmayın kim o gelinlik ile kına gecesi ile elindeki 5 taşı düşleyerek ve tabi  ki beyaz atlı prensini bekleyerek uykulara dalmadı ki...     Evlilik yaratılmış bir çözüm noktası ama iyi etüt edilmesi gerekiyor gel gelelim evli olan çiftler ile evliliği bitmiş ayrılmış çiftlerin sorunları aynı sayıda belki evli olanların daha fazla ama bunu dinlendirebilmek başlı başına bir cesaret konusu çünkü herkesin harcı değil tabi ki... Evlilik mutluluk demek bunu bilen biriyim....

      Gel gelelim kadınların içgüdüsel durumuna; bebek çocuk dünyanın döngüsüne sahiplik katmak... Belkide görevini yerine getirmenin mutluluğuna sahip olmak, ama harbiden de hayat oradan sonra başka oluyor onu biliyorum  ve bunun içinde ister istemez başka bir canlıya ihtiyaç duyma durumu mevcut ve o şahsiyette biz çok bilmiş erkekler oluyoruz galiba.... Tabikiii çocuk olana kadar kadın erkeğe çocuğu gibi baktıından erkekte kendini ona bağımlı hissetmekte eee çocuk olduktan sonra ortak ilginin malzemesi bebek olunca kadının gerçek ilgi odağı çocuk olunca erkek dış kapının mandalı moduna girmesi için klonlanmış olduğu aptal salak moduna geçer.. Annesinden sonra yeni bir anneye sahip olan erkek onuda kaybedince ama hayatta çocukluktan başka bir şey bilmediğinden su dökmüş moduna geçmiş bulunur.

      Eeeee o zaman kadın emeline ulaşır ve emeğine ulaşana kadar ki her şey mubah  olduğundan kazandıktan sonra önemini kaybetmiş olması ona bir şey kaybettirmez ve erkeği  gelebileceği durabileceği yere kadar iter... Bu durum çocuk büyüyene kadar böyle devam eder ve kadın bir gün bakar ki herşeyini verdiği evladı onun zaman makinası oluvermiş tekrardan bu sefer başka bir role kendine bencil moduna geçer. Bu süreçte kadın anatomisi menopoz durumuna geçer ve kadın yaşlanıyorum ve göçüp gideceğim eee yapmadığım öyle çok şey var ki modundan çıkmak için elinden geleni yapar... Dünya böyle devam eder işte o çocuklar büyür ve tekrar bu döngü devam eder yaaaa biz aptal erkekler o da bir sonraki yazıya döküverir artık......


                                                                                   BEZELYELER NE İSTER HAYATTAN

                                                                                                         DOSTLUĞUN

                                                                                       GERÇEKLİĞİN İÇİNDE KALDIĞI

                                                                                       BİZİM ZAMANIMIZDA YAŞAYAN

                                                                                               HİKAYELER İLE DOLSUN

26 Temmuz 2013 Cuma

ACIK GÖBEK İLE ÇIKTIK YOLA


         Yazacağım yazacağım dedim dedim en sonunda galiba bayağı toparladım bu postu... Artık kim fikir alır kim ders çıkarır kim uygular kim sallar bilmiyorum ama ben bezelyelik görevimi bir kez daha yapayım dedimdi....


        Konu basit; rejim ve spor  aaaaa konu açılmadan kapandı bazıları için ama yapacak bir şey yok.Belli bir zamandır kim görse fikir alır durumda erkeği kadını genci yaşlısı... Hiç sıkılmadan tek tek paylaşır oluyorum hepsi ile ve şimdide sizlerlede paylaşmak istiyorum bezelyelerimmmm


        Şöyle bir örnek olacak hayatımızda ilk başta doğmadan önce bizden habersiz belli bir model araba verilmiş olsun bize... Bu araba bazısında üstü açık bazısı spor bazısı klasik bazısı iş görür bazısı havalı oluveriyor. Yani kalıtımsal bir durum vücud yapısında da mevcut, ama bunu iyiye mi kötüye mi götüreceğimiz tekrar tekrar bizim elimizde ama onunda bir sınırı var tabi ki.....
         Arabamızı seviyoruz ve bol bol kullanıyoruz. Ama nerelerde kullanıyoruz  her yerde, o zaman iyi bir bakım yapmalıyız..Şunu unutmayalım ömrümüz boyunca aynı arabayı kullanacagiz araca ani yüklemeler yapmamak  çok gaz vermemek gerek  ve tabi ki hor kullanmamakta öncelik olmalı.... Kilo alıp vermemek önceliklerden biri, sakatlık başka bir problem perte çıkabiliriz....

         Arabamız benzin ile çalışıyor ve bilirsiniz ki benzinin içine şeker attığınız anda motor iflas eder. Aracımıza dışarıdan suni olarak şeker almıyoruz bunu unutmayalım. Çünkü aracımızın buna ihtiyacı yok bu böyle biline belki siz istiyorsunuz ama bu sadece bir kandırmaca inanmayın kendinize..Şekeri sildik dimi...

         Aracımızın uzun ömür aynı performansı vermesi için periyodik bakımlarının yapılması gerek.. Buda sporumuz oluyor aracın modeline kullanım tarzına göre bu spor şekilleri değişebilir. Yaşta bunda etkendir ama bir jeppin hiçbir zaman yarış aracı olmasını beklememek gerekir. Ne yapıyoruz uygun sporu uygun zamanlarda inanarak yapıyoruz.

         Aracımızı nerede kullandığımızda çok önemli tabiki; asfaltta mı toprakta mı kumda mı? Onun içinde dış etkenler içki sigara gibi etkenlerden de kaliteli bir yaşamı seviyorsak uzak durmalıyız.. Buda tamam mı yada düşünüyormusunuz..

         Araçtaki yük oranı; sizin binek bir aracınız var ama siz bu aracın taşıması için fazla olan bir kilo taşımaya çalışıyorsunuz. Eeee hem aracı yıpratıyor hem kurallara uymuyor hemde daha fazla yakıt yakma durumuyla karşı karşıya kalıyorsunuz.Araçlarda 4 lastik var ama bizde 2 tanecik ayak ve sadece 40 numara diyelim.. Yazık değil mi? Yada şöyle yapalım 2 elinize 2 tane 1.5 luk su şişesi alalım ve bütün gün elimizde taşıyalım hadi bırakın bütün günü sadece 15 dakika... Hadi 5 olsun deneyin ne dediğimi anlayacaksınız....

       Sigortasız gezmemek gerek dimi kaskoda yaptırmalıyız tabiki... eee ne yapıyoruz kan değerlerimiz ve şeker durumuzu kontrol ediyoruz. Küçümsemeyin yüz yılın hastalığı şeker olacak haberiniz ola....

      Aracımızın bizim kullanım şeklimize göre değiştirmek istiyoruz mesela çelik jant takıyoruz yada cd çalar ekliyoruz... Eee bunlar bu devrin olmazsa olmazı oluyor tabikkkiiii... İşte güzel bir müziğe hoş bir janta kim hayır der he bide üstü açtık mı aracın ooo fıstık durumu tamamdır. Buna da protein diyoruz işte... Protein ağırlıklı beslenmenin avantajlarından bazılarını sayalım; tok kalırsınız kısa sürelerde acıkmazsınız, protein ihtiyacınızdan fazlası enerji olarak vücudda kullanılır ve gerektiğinde yağ ve karbonhidrat olarakta dönüştürülür kısacası hiç biri boşa gitmez durumu vardır, enerjik bir duruma gelirsiniz ve bu enerjiniz 1 saat gibi bir süre sürmez çok daha uzun süre enerjik kalırsınız....( karbonhidrat ağırlıklı ürünlerde problem budur)

       Daha birçok benzetme ve bilgi  vereceğim bu konu ile kişiye göre değişkenlik gösterse de öncelikler bir araba için bile aynıdır. Lütfen dikkat bezelyeler...

     Not: Bunlar sadece örnekler yok hepimiz arabayız diye bitmeyecek tabiki... Sadece bir benzetme haberiniz ola....